0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
164
Okunma

Allah bu dağları yaratırken dağlar ağlamış,
Her taşına bir sır, bir nefes saklamış.
Rüzgâr eğilip dağın eteklerine,
İlk kez o gün dua etmiş, konuşmayı öğrenmiş.
Karanlık bir boşluktan doğmuş yüksek zirveler,
Sükûtun içinden yükselmiş ilk ezgiler.
Her kaya bir kader, her yamaç bir hikâye,
Toprak, göklerle konuşmuş sessizce birer birer.
Yaradan dokununca dağın yüreğine,
Sızmış bir nur, bir sıcaklık derinlerine.
Ve dağlar ağlamış; gözyaşı bir rahmet,
Bir ömrün sabrıymış saklı derelerinde.
Sonra rüzgâr silmiş dağın yüzünü,
Bulutlar taşımış gözyaşının izini.
Ve o günden beri her doruk, her taş
Bir secde gibi durur gökyüzünün dizinin dibinde.
Ne zaman başın düşse, bir dağa yaslan,
O ilk gözyaşının merhameti dolar insanın içine.
Bil ki en güçlü olan bile ağlamış bir zaman,
Allah bu dağları yaratırken… sessizce, hüzünle.
İşte bizde konmuşuz bu dağlara
Sessizliği kışkırtan bir düşünceyle
~Mamoste Agid Amara
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.