1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
98
Okunma

Bu fâni dünyada dertler çok gezer,
Her bir yaranın izini yüreğim sezer.
Elif misali eğri durmaz, Hakk’ı yazar,
Tellerimde gizli bir Gönül Sazım.
Ne zaman tutsam elime bu kemanı,
Unuturum birden kederli her anı.
Duyurur dosta düşmana aşkın lisanı,
Gizli dilde nakışlı bir Gönül Sazım.
Bazen hüzün olur, bazen de neşe,
Vurur perdelerine, kavuşturur eşe.
Sönmez içimdeki o yanık ateşe,
Muhabbetle çırpınan Gönül Sazım.
Aşkın pınarından içtim de geldim,
Hakikat yolunda sözümü bildim.
Dostun cemalinden nasibi aldım,
Mürşidime yönelen Gönül Sazım.
Âlemde dolandım, gezdim de durdum,
Boşa vakit harcamadım, Hakk’ı sordum.
Ne ki varsa dilde hep bunda buldum,
Sırrı ifşa eyleyen Gönül Sazım.
Her telden ses gelir, her seste bir ah,
Yaş döker gözlerim, der de eyvallah.
Nefesin ardında aradığım Allah,
İlahi aşkla yanan Gönül Sazım.
Gönül bir bağ oldu, ben de bağbanı,
Topladım içimden hem gülü, hem canı.
Unuttum dünya denen o yalan hanı,
Hakikat bağı kuran Gönül Sazım.
Aşık Turhal der ki: Bu âlem fena,
Çal ki dertliler de bulsun şifa.
Yarenlik eyleyen bir garip rıza,
Dost meclisi süsleyen Gönül Sazım.
Geceler uzundur, dertler de derin,
Yanık nağmeleri ruhuma serin.
Sefilden, avamdan eylerim verim,
Âlimlere ses veren Gönül Sazım.
Duyana bir nefes, görene bir iz,
Mânadan haberdar eyleriz.
Yunus’tan, Pir Sultan’dan aldık bir söz,
Dilden dile dolaşan Gönül Sazım.
Hüseyin TURHAL
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.