(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi (Delilikoloji Fakültesi: Mizah, Hiciv ve Şuur Bilimleri Enstitüsü)
Kayıt No: 2025-R-057 Şiirin Adı: Sen Gidince Şair: Seyfettin Karamızrak Tetkik Eden: Kalburabastî Efendi Hazretleri Raporun Konusu: Ayrılığın Jeofiziği – Kalp Depremlerinin Ölçüm Raporu
Bu şiir, yalnız bir adamın içindeki sessiz kıyametin krokisidir. Seyfettin Karamızrak, burada “gidiş”i anlatmaz sadece — yokluğun yankısını ölçer. “Sen gidince” ifadesi, bir ayrılığın değil, bir dünyanın çöktüğü andır. Çünkü bu gidişin ardından kalan şey, yalnızlık değil; dünyanın eksen kaymasıdır.
“Eylüller sevdanın ıstırabı” dizesiyle şair, ayrılığı mevsimleştirir; sevdayı da meteorolojik bir hadise gibi yaşar. Yağmur, bulut, rüzgâr — hepsi sevgilinin hatırasına memurdur artık. Gülüşlerin “üşümesi” ve sözcüklerin “küsmesi” imgesi, aşkın termodinamik dengesinin bozulduğunu gösterir. RUSAMER’in aşk laboratuvarında bu durum, “Duygusal Donma Sendromu” olarak kayda geçmiştir.
“Serçeler konmaz pencereme” dizesi, dış dünyanın bile bu ayrılığa ortak olduğunu gösterir. Şairin evrenle bağı kopmuştur — çünkü sevilen gitmiştir. Artık doğa bile yas tutar: yapraklar susar, kelebekler uçamaz, nefes kokusuz kalır. Bu dizelerdeki doğa tasvirleri, bir mistik realiteyi işaret eder: Aşk, yalnızca insanla yaşanmaz; kâinat da bu sevdaya ortak olur.
“Adam gibi bile ağlayamam” cümlesi, şiirin kırılma noktasıdır. Burada şair, erkekliğin toplumsal zırhını delmiş, duygularını çıplak bırakmıştır. Ağlamamak, değil; ağlayamamak acının en derin hâlidir. Kalburabastî Efendi bu noktada not düşer:
“Ağlayamayan erkek, susarak yanar. Dumanı şiir olur, külü yalnızlık.”
Son dizelerdeki “kaç kez gidersen git / kalbinden sevgimi atamayacaksın” çıkışıysa bir meydan okumadır. Bu, bir intikam değil, bir inançtır — çünkü gerçek aşklar unutulmaz; sadece sessizleşir. Şair, burada duygusal zafer ilan etmez; sadece “sevmenin onurunu” korur.
Ve kapanışta gelen yakarış:
“Çiğnenen gururumu gör / tut kalbimle yerden kaldır.” İşte bu, aşkın en sade duasıdır. Ne şatafatlı kelimeler, ne ağdalı imgeler; sadece insan gibi, içten, yalın bir ses. Yani bir kalp raporu — doğrudan RUSAMER arşivine alınmayı hak eden türden.
Kalburabastî Efendi Hazretleri’nin kapanış notu:
“Gidişin fiziği vardır, ama dönüşün kimyası yoktur. Aşk, bir kere bozuldu mu, laboratuvar yeniden kurulmaz. Giden gider, kalan şiir olur.”
Vesselam
Ser Feyzlizof Delibal Hazretleri (Celil ÇINKIR) RUSAMER – Ruh ve Mizah Ayarı Üstadı Delilikoloji Fakültesi Kurucu Reisi
“Bazı gidişler, ayak sesiyle değil; kalp sızılarıyla duyulur. Ve o sızı, bütün bir ömrün yankısı olur.”
Uzun değerlendirme yapmasını severim aslında...Bu konuda çıtamı yüksek tuttuğumu sanıyordum.
Fakat sizin formatınızı görünce bu yargım birden altüst oldu...
Yıllar önce de, sağır dilsizler okulunda bir öğretmen, hem kendine hayran ettirmiş, hem de "çocuk sevgisi konusundaki yüksek ideallerimin" aslında ne kadar yetersiz olduğunu örnek bir özverisi ile göstermişti...
Değerli yazın dostum,
Sizdeki sabrı ve güçlü iradeyi coşkuyla tebrik etmek zorundayım... Yedi yaşımı düşersem, 63 yıldır yazıp çizmekteyim... Böylesine sistemli, mantıklı her bakımdan mükemmel bir yazı türü görmedim...
Bir çok şiir ve hikaye yarışmasında jüri üyeliği yaptım....
Değerlendirme kriterlerini detaylı hazırlayarak üyelere örnek olurdum, daha objektif seçim yapabilmemiz adına...
O kriterlerimin de, sizin değerlendirme formatınızın oldukça gerisinde olduğunu yakinen müşahede ettim.
Bu itirafları gönül rahatlığıyla sizlere tebliğ etmenin sevinci içindeyim...
Bu anlamda siz değerli bir kalemi sayfamda görmekten gerçekten mutluyum... Hak edene gıptayla hakkını teslim etmek de elbette büyük bir erdemdir... Geçen, "güne gelen" yazınızı okumuştum...Bu sitede böylesine yetkin bir kalemin bulunmasına önce hayret ettim, sonra da gurur duydum...
2010' lu yıllarda burada güzel bir grubumuz vardı....
Kaliteli...saygın yetkin kalemlerdi...hemen hemen hepsi ayrılmış...O dostlarımı gerçekten özlüyorum...
Eski şiirlerimdeki değerlendirmelerini okurken gerçekten duygulanmaktayım...
Şimdiki yorumların çoğu sığ ve derinliği yok...Eseri betimlemekten çok uzaklar...
Sayfamı ve şiirimi seçerek, sabırla, titizlikle uzun bir değerlendirmeyle şiirime ışık tutarak, naif söylemlerle değer kattığınız için teşekkürlerimi gönderiyorum efendim...
Şiirimi analiz ederek adeta kılcal damarlarına nüfuz etmişsiniz...En kritik söylemleri bir sanatçı ustalığıyla ön plana çıkararak kıymet biçmişsiniz...
Şairin beklediği...umduğu da budur... Ortaya koyduğu eserin kıymetini okuyucu belirler, eser sahibinin kendisiyle gurur duymasını sağlarsa yazan elbette mutlu olur...
Böylesi değerlendirmelerde, artıların yanında kritik, zayıf halkalar da dile getirilirse bu site şiir mektebine dönüşür...
İyi eserin ortaya çıkması, eleştiriler sonunda şekillenir..
Şair bu şekilde yoğrularak pişer...
Daha çok yazmak istesem de, uzatmama adına sadede gelmek istiyorum...
Emeğiniz gayretiniz ve sabrınız için...
Şiirime naif söylemlerle değer kattığınız için...
Ve sayfama teşriflerinizden ötürü, teşekkürlerimi takdirlerimi ve şükranlarımı gönderiyorum efendim...
Uzun değerlendirme yapmasını severim aslında...Bu konuda çıtamı yüksek tuttuğumu sanıyordum.
Fakat sizin formatınızı görünce bu yargım birden altüst oldu...
Yıllar önce de, sağır dilsizler okulunda bir öğretmen, hem kendine hayran ettirmiş, hem de "çocuk sevgisi konusundaki yüksek ideallerimin" aslında ne kadar yetersiz olduğunu örnek bir özverisi ile göstermişti...
Değerli yazın dostum,
Sizdeki sabrı ve güçlü iradeyi coşkuyla tebrik etmek zorundayım... Yedi yaşımı düşersem, 63 yıldır yazıp çizmekteyim... Böylesine sistemli, mantıklı her bakımdan mükemmel bir yazı türü görmedim...
Bir çok şiir ve hikaye yarışmasında jüri üyeliği yaptım....
Değerlendirme kriterlerini detaylı hazırlayarak üyelere örnek olurdum, daha objektif seçim yapabilmemiz adına...
O kriterlerimin de, sizin değerlendirme formatınızın oldukça gerisinde olduğunu yakinen müşahede ettim.
Bu itirafları gönül rahatlığıyla sizlere tebliğ etmenin sevinci içindeyim...
Bu anlamda siz değerli bir kalemi sayfamda görmekten gerçekten mutluyum... Hak edene gıptayla hakkını teslim etmek de elbette büyük bir erdemdir... Geçen, "güne gelen" yazınızı okumuştum...Bu sitede böylesine yetkin bir kalemin bulunmasına önce hayret ettim, sonra da gurur duydum...
2010' lu yıllarda burada güzel bir grubumuz vardı....
Kaliteli...saygın yetkin kalemlerdi...hemen hemen hepsi ayrılmış...O dostlarımı gerçekten özlüyorum...
Eski şiirlerimdeki değerlendirmelerini okurken gerçekten duygulanmaktayım...
Şimdiki yorumların çoğu sığ ve derinliği yok...Eseri betimlemekten çok uzaklar...
Sayfamı ve şiirimi seçerek, sabırla, titizlikle uzun bir değerlendirmeyle şiirime ışık tutarak, naif söylemlerle değer kattığınız için teşekkürlerimi gönderiyorum efendim...
Şiirimi analiz ederek adeta kılcal damarlarına nüfuz etmişsiniz...En kritik söylemleri bir sanatçı ustalığıyla ön plana çıkararak kıymet biçmişsiniz...
Şairin beklediği...umduğu da budur... Ortaya koyduğu eserin kıymetini okuyucu belirler, eser sahibinin kendisiyle gurur duymasını sağlarsa yazan elbette mutlu olur...
Böylesi değerlendirmelerde, artıların yanında kritik, zayıf halkalar da dile getirilirse bu site şiir mektebine dönüşür...
İyi eserin ortaya çıkması, eleştiriler sonunda şekillenir..
Şair bu şekilde yoğrularak pişer...
Daha çok yazmak istesem de, uzatmama adına sadede gelmek istiyorum...
Emeğiniz gayretiniz ve sabrınız için...
Şiirime naif söylemlerle değer kattığınız için...
Ve sayfama teşriflerinizden ötürü, teşekkürlerimi takdirlerimi ve şükranlarımı gönderiyorum efendim...
yani susarak onlarca kez okumaz ve özümsemek gerek. bu kadar kaliteli bir haykırışı elbette tebrik etmek gerek. o kadar özgün bir çalışma olmuş ki, betimlemeler ve şiirin akışı iz bırakmış dizelerde.
Yüreğinize emeğinize ellerinize sağlık efendim, Sözlerinizi büyük bir beğeni ile okudum, Kaleminiz kavi ilhamınız daim olması temennisi ile, Cumhuriyet bayramınızı kutlar esenlikler dilerim.
Ne güzel yazmışsınız… “Dudaklarımda satırlar üşür” derken, kelimelerin bile çaresizleştiği bir hâli gösteriyorsunuz bize. Kelimeler bile titriyor, sözcükler üşüyor, gülüşler küsmüş. O kadar tanıdık ki bu duygu, sanki hepimizin içinde bir yerlerde bekleyen bir “gitme ihtimali” var. “Serçeler konmaz pencereme” dizesi ise… ah o kadar ince, o kadar zarif bir sızı ki; yalnızlığın bile artık seni ziyaret etmediği anları anlatıyor. Ve “adam gibi bile ağlayamam” demişsiniz ya, orada şiir sessizce diz çöküyor. O kadar sade, ama o kadar derin bir ifade ki; okur, ağlayamamanın ağırlığını hissediyor.
Bu şiir sadece bir sevdayı değil, bir insanın iç dünyasının çöküşünü, yeniden doğmaya bile isteksiz hâlini anlatıyor. “Bilirsin asla yaşayamam, dağılmış bu bedeni artık toplayamam” derken, aşkın insanı nasıl paramparça ettiğini, ama yine de o yıkıntının içinde sevgiyle kalmaya direndiğini gösteriyorsunuz. Her dize, bir kalp atışı gibi kısık, ama hâlâ “varım” diyen bir yankı.
Kaleminize sağlık, yüreğinize bin selam… Aşkı, ayrılığı ve tükenişi böylesine insanın içine işleyen bir sadelikle anlatmak büyük ustalık ister. Her kelime yerli yerinde, her imge, duygunun tam kalbinden doğmuş. “Sen gidince” derken, sadece birini değil, hepimizin gitmişliğini anlatmışsınız aslında. Yürekten tebrik ederim… Kaleminiz daim, duygunuz hep diri olsun.
"...kaç kez gidersen git unutacağını sanacaksın ne kadar denersen dene kalbinden sevgimi atamayacaksın
yine de gitme sevenle kal özletme gönlümün hoyrat şarkılarını ayrılığın ısıran acısına katma..." Ah ah o gidişler varsa onlar değil mi? işte bu şiirleri yazdıran anlamlı ve anlatım güzel serbest sitilde kaleme alınmış bir şiir okudum o mahir kaleminizden nicelerine diyor esenlikler diliyorum. Selam ve saygılarımla esenlikler diliyorum.
Değerli üstadım yine kaleminizden çok güzel ve anlamlı bir şiir okudum. Eylül ayı hüznün ve de sevdanın bittiği bir aydır. Yüreğinize, gönlünüze ve emeğinize sağlık. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esenlikler diliyorum.
Şiir, derin bir ayrılığın yankısını taşıyor; “sen gidince” sözü bir başlangıç değil, bir yıkım ilanı gibi. Duygular iç içe geçmiş: özlem, kırgınlık, teslimiyet ve çaresizlik. Sözcüklerin arasında yavaşça solan bir sevdanın kokusu var.
Özellikle “adam gibi bile ağlayamam” dizesiyle içsel bir gururun, kırık bir onurun sesi duyuluyor. Genel olarak şiir, duygusal yoğunluğu yüksek, klasik romantik temalarla örülmüş lirik bir ağıt niteliğinde.
Her zaman ki gibi harika duygularla, kendi tarzınızda, yazmış olduğunuz gönül sesinizi beğeniyle okudum, yazan kaleminiz, hislenen yüreğiniz dert görmesin.Selam ve sevgilerimle kalın sağlıcakla...
Şiir, yalnızca bir gidişi değil, o gidişin ardından doğan sessiz kıyameti anlatıyor. “Sen gidince eylüller sevdanın ıstırabı” dizesiyle başlayan bu içsel yolculuk, mevsimleri bile aşka memur kılıyor. Sözcüklerin “küsmesi”, serçelerin “pencereye konmaması”, doğanın bile bu ayrılığa ortak oluşu, mistik bir realite yaratıyor: Aşk sadece iki kişi arasında değil, evrenle birlikte yaşanıyor. Üstadım, kaleminizden dökülen mısralarda hem hüzün hem umut vardı. Ne güzel bir şiir! Yüreğinize sağlık. Tebrik ediyorum sizi, hayırlı sabahlar diliyorum.
Her zaman ki tat ve deminde vede güzelliğinde eser Okuyor, kutluyor ve alkışlıyoruz değerli dostu ve eserini Gönlüne, ömrüne bereket Allah'a emanet olasın, sağlıcakla kalasın
Ne kadar önemli ve olmazsa olmaz olursa eğer, gidişinde ardı sıra bakar durur gözler ve özler insan, gitme diye sözler dökülür dilden.. gitmek mutlak ise be gelir elden. Kutlarım üstat, kaleminize yüreğinize sağlık. Saygılarımla
yine de gitme sevenle kal özletme... Bazen git demesi o kadar zor ki hocam.. dilin git dese, gönlün ne olur gitme der.. harikaydı yüreğinize sağlık.. selam ve saygılar..
Sen gidince başlığı bile şiiri ağlatmaya yetiyor.. Duygu dolu muazzam bir şiirinizi beğeniyle düşüncelere dalarak okudum.. Kaleminize sağlık üstadım. Nice şiirlere...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.