Diyar diyar gezdim gurbeti Ömrün en güzel çağı çile çekmekle geçti Ağırdı bedeller her gün katığım hasretti Şimdi kader seni son durağım seçti
Gurbette hasret çürütür insanı Karnı doysada yoktur arkasında duranı Buram buram koklamak ister vatan toprağı Vatanda gurbeti yaşatmak sana mı kaldı
Hey gidi yedi tepeli şehir bak şu haline Niceleri yok olmuş sınırların içinde Vicdanlar kör olmuş kimse el uzatmaz düşene Ölürsem şikayet edeceğim seni fetih edene …
Güzelliğin boğaza nazır yoktur eşi benzeri Dünya alem kıskanır sende ki bu cevheri Taşın toprağın altındı ya senin hani ? Hey gidi İstanbulçocukluğumun gençliğimin güzel şehri …
Belli ki son durağım sen olacaksın ömrüme , Kefeni sen saracaksın bu yorgun bedene Nice şiir nice türkü duydum toprağına denizine Övüldüğün gibi değilmiş yaşamak senin içinde,
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bir başka güzelsin görkemli yamaçların Geçmişten gelirsin hiç bitmez Aşıkların Asırlık Tarih'sin cennetten parçaların Şimdiki ahvalin vahim yaralar beni
Emeğinize yüreğinize sağlık kıymetli üstadım saygılar sunarım
Gurbette kaybolmuş ve bu kaybolmuşluk yüzünden yaşanan yorgunluk hikayesinin şiirsel anlatımı.... Her dizesinde hem bir sitem hem de içten bir bağlılık var. Özlem sadece doğup büyülen yerlere değil, bir zamanlar umutla bakılan bir şehre, bir hayale, bir gençliğe...
İstanbul burada hem bir sığınak hem bir sızı olmuş. “Fethedene şikayet” edilecek kadar derin bir hayal kırıklığı, ama aynı zamanda “son durağım sensin” denilecek kadar da güçlü bir aidiyet hissi var.
İstanbul’a duyulan sevda, içinde yaşarken bile gurbet gibi gelmiş. Hüzünle yoğrulmuş ama içtenliğiyle çok etkileyici bir şiir düşmüş kalemden tebrik ederim.
Vatanında vatana hasret yaşamak! Çok düşündürücü bir cümleydi üstadım. Hani derlerdi ya, "doğduğun değil, doyduğun yerdir vatanın" Kendi vatanımızda ıssız bir liman gibi bir selam bekler olmuşuz. Suçlu olan İstanbul değil elbet, İstanbul içinde yaşayan yüreği çürümüş insanlık; siz buna vurgu yapmışsınız. Çok harikaydı, kutluyorum yürekten. Selamlar saygılar üstadım
Kaç aşk Kaç çocuk İki musallatıma eş anlamlısı sesli Cehennem kapısıdır ey sen!
Kahpe savaşların hangi odasında İrinli lopusa bebeklerine ecel teri döküldü Ana biakanın kalbini kırdılar bu yüzden Deniz üstü çocuklar peydahlandı Osirin Timüs kapısına
Kaç metre kül dökümü yapıldı Dilinin çekilen çengelli iğnesine
İğnen kalbine mi battı Nerde senin kıyam rükû loğusa mabedin
Mabedine üç kere gittim geldim Yeyiz atlar yoktu Kül diler vardı
Yüz ölçümün: küçük bir masanın parşömenine gizlenmiş küçük çocuktu
Sağ olasın dedim orada sana Gelip sağ tarafta dönen kalbime oturdun
Ne çok yanıp tutuştu şiirler Doğdukları gibi hemen ölüyorlar Selalarını kendimiz okuyup gassalı da kendimiz Defide bizleriz
Şiir doğuran sana kuşlar eşlik etsin O mübarek ruhuna sarılarak Sana: Tanrının şahitliğiyle ve savunmasıyla ve korumasıyla her nano salise ile baksınlar içine…
Ağlama Sevgimle ✨🍃🩰
Believe-TülA(y)slan tarafından 27.9.2025 12:19:05 zamanında düzenlenmiştir.
Believe-TülA(y)slan tarafından 27.9.2025 12:21:46 zamanında düzenlenmiştir.
Believe-TülA(y)slan tarafından 27.9.2025 12:23:50 zamanında düzenlenmiştir.
Believe-TülA(y)slan tarafından 27.9.2025 12:27:26 zamanında düzenlenmiştir.
Aslında ağlayabilsem ağlardım belkide … Belkide böylelikle yalandan gülümsediğimiz bu hayatta şiirlerimizde gerçekten neşeli olurdu … Değerli yorumun şiirimi gölgede bırakacak kalitedeki mısraların için çok teşekkür ederim … Saygılarımla…
Aslında ağlayabilsem ağlardım belkide … Belkide böylelikle yalandan gülümsediğimiz bu hayatta şiirlerimizde gerçekten neşeli olurdu … Değerli yorumun şiirimi gölgede bırakacak kalitedeki mısraların için çok teşekkür ederim … Saygılarımla…
Yedi tepeye yüklenen anlam, boğaza sinen güzellik ve taşın toprağın altına gömülen hatıralar… Hepsi birer şiirsel ağıt olmuş. İstanbul’un hem büyüsünü hem kırgınlığını bu kadar içten anlatmak, ancak kalbiyle yazan bir şaire yakışır.
Gönlünüze, bakışınıza, zarif kaleminize sonsuz teşekkürler. Toprağına şiir düşen şehirler hiç yaşlanmaz… Muhabbet ve hürmetle Üstadım.
Her zaman ki gibi harika duygularla, kendi tarzınızda, yazmış olduğunuz gönül sesinizi beğeniyle okudum, yazan kaleminiz, hislenen yüreğiniz dert görmesin.Selam ve sevgilerimle kalın sağlıcakla...
İstanbul da tıpkı Dünya gibi, bol makyaj yapılmış bir yaşlı cadalozu andırıyor. Ama işte bir de gençliği vardı bu şehrin hani içinde kimselerin olmadığı, buralar eskiden hep tarlaydı denilen çağları. Güzeldi Barutcan şiirin. Tebrik ediyorum. Selamlar. Booozaaaaa demeden de gitmim madem İstanbul şiirimiz.
ŞuLeCannn tarafından 26.9.2025 21:14:22 zamanında düzenlenmiştir.
Nice şairler gurbet için şiirler yazarlar. Kiminin heybesinde kahırla dolu gurbet, kiminin heybesinde yavuklusunun hasreti. İşte bu şiirde şair’in kaleminden gurbet rüzgar eserek okuyarak hüzünlenmek ve özümsemek için dizeler sıra sıra dizilmiş. Değerli şair, yüreğinize, gönlünüze ve emeğinize sağlık. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esenlikler diliyorum. Kalın sağlıcakla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.