0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
100
Okunma
Anlatıcı, hayatında yaşadığı kayıplar, hayal kırıklıkları ve içsel acılarla boğuşuyor. Kendini bir deniz kenarında yalnız hissediyor; geçmişte öldürdüğü umutlarını, kaybettiği parçalarını dalgaların kıyıya vurmasıyla hatırlıyor. Her dalga, ömründen bir günün daha gittiğini hissettiriyor, içten içe çürüyor gibi oluyor.
Ancak zamanla, yaşadığı bu parçalanma sürecinin onu güçlendirdiğini fark ediyor. Kırılan dış kabuğu, aslında onun yeniden doğmasına, köklerini derinlemesine salmasına ve hayata daha sağlam bağlanmasına imkân veriyor. Kendi acısıyla yüzleşerek içsel bir dönüşüm geçiriyor; kaybettiklerinden ders çıkarıyor ve umut filizleriyle yeniden güçleniyor.
Huzuru beklerken bir deniz kenarında,
Dalıp gittim içimde öldürdüklerimin kıyısında.
Her kıyıya vuran cesette gördüm,
Ömrümden bir günün daha gittiğini.
Ve bir gün ben de kaybolup gittim o dalgalarda.
Kıyıya vuran bir ağaç gibi sallanıyordum,
Vuran dalgalar ile günden güne yaşlanıyordum.
Dışardan az, içerden ise yavaş yavaş çürüyordum.
Ben, o kıyıda yalnız bir başıma parçalanıyordum.
Ve anladım, dış kabuğum parçalandıkça
Artık güçlenir, yenilenir bir hale dönüşüyordum.
Tekrardan umutlanıp, dışıma filizler açıyordum.
Daha sağlam köklerim ile hayata bağlanıyordum.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.