2
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
243
Okunma
Eğer mümkün olsaydı,
Kaderimi en başından yazmak...
Sadece çocukluğumu isterdim.
Hep özlem duyduğum,
Kıyısından bile geçemediğim o masumiyeti.
Sokaklarda nefes nefese koşmayı,
Zillere basıp meçhule kaçmayı,
Düştüğümde kanayan dizimin acısını,
Annemin bir öpüşüyle dindirmeyi isterdim.
Ben sadece, dünyası oyunlardan ibaret bir çocuk olmak isterdim.
Yağmurda sırılsıklam ıslanmayı,
Sonra annemin o şefkatli azarıyla içeri girmeyi...
"Üşüteceksin!" diyen sesindeki o gizli duayı,
Ve sıcak bir banyonun buğusunda saklanmayı isterdim.
Hasta olunca başımda sabahlayan bir el,
Evladına siper olan bir kucağın sıcaklığında büyümek isterdim.
Hiç yoktan arkadaşımla kavga etmeyi,
Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi barışmayı...
Salçalı ekmeğimi onunla bölüşürken,
Dünyanın en zengin insanı gibi hissetmeyi isterdim.
Saklambaçta ebe olmayı, misketlerin sesini,
Gün batınca yorgunluktan kapı önünde sızıp kalmayı...
Ben, içimde hep yetim kalan o çocuğu yaşatmak isterdim.
Bir yanımda yarım kalmış kahkahalar,
Bir yanımda hiç çekilmemiş fotoğraflar...
Zaman beni erkenden büyüttü,
Misketlerimi elimden alıp yükleri omuzlarıma dizdi.
Ben daha çocukluğun tadına varmadan,
Hayatın ayazında titreyen bir yetişkin oldum.
Bugün, yıllar sonra aynaya baktığımda,
En çok o yabancıyı, yaşayamadığım o çocuğu özlüyorum.
Ve biliyorum ki en büyük yara;
Bedenin büyümesi değil,
Ruhun hiç çocuk olamamasıymış...
SİLEZYA
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.