4
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
542
Okunma

Ferda,ca’nın "masal-monolog"
"Tür: Sürreal gotik masal-monolog;"
Yazısına "aks-i seda" olarak yazılmıştır.
İlham kaynağıma gönülden teşekkürler.
BÖYLE BİR İRONİ
Kim bilir, güneş kaç kez doğdu
Kaç kez karanlığa gömdü beni
Gün yüzü görmeyen kutup geceleri gibiyim
Yoksa Tanrı beni
Güneşi olmayan bir gecede mi yarattı?
Kulaklarımda kuşların cıvıltısı yok
Çın çın çınlamada çanlar
Kulak zarlarım davul
Vurur tokmak gümbür gümbür
Ne düşlerim, ne hayallerim
Bilmem beni hangi ironi güldürür?
Kalkmaya çalıştım yerimden
Bir kahve kokusuyla uyanmak istercesine
Çiçekli iki fincan, üstünde terleyen rayihası
Oh mis gibi, sanki kahve değil, esans deryası.
İçime çekmek istedim, burnum yok yerinde
Yokladım sağımı, solumu, yalnızdım o an
Öyleyse dumanı üstünde, neden iki fincan?
Tıkamış genzimi kahvenin olası telvesi
Kopmuş burnuma gelen, sanki ölüm helvası
Mendilini düşüren kimse yoktu üstüme
Öldüğümü düşünmeden kalkıp vereceğim
Penceresiz odamın loş kokusu içimde gezinirken
Bir çıtırtı, rüyamı çatırdattı kemirircesine
Açmasını istedim pencereyi köstebek’ten
Sonra gel, dedim, muhabbet edelim delicesine
Ne kemirgen vazgeçti kemirmekten
Ne kurtçuklar hayallerimi yemekten
Biliyordum
Gölgesiz dünyada gölge aranmaz
Tek kişilik yorgana iki kişi sığmaz
Biliyordum
Tek kişilik oyunu iki kişi oynamaz
Biliyordum
Bahtı kara olanın kara sayfasına
Kurşun kalemle yazılan yazı okunmaz.
Biliyordum
Kaderin ördüğü ağlar
Çelik tellerden, koparılmaz.
Dudaklarım kıpırdadı
Ağlıyor muydum
Yoksa gülüyor muydum ne?
Nasıl düştüm böyle bir ironiye?
Yoksa hep orada mıydım?
ÇİFTÇİ – 17 Ağustos 2025
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.