19
Yorum
58
Beğeni
5,0
Puan
659
Okunma

İnternette gördüğüm bir görsel o kadar içimi acıttı ki
Akıverdi kalemin gözyaşları. 😢
Sorma neden yaşlı diye gözlerim
Gülmeye takâtım yok benim evlat.
Şu bedeni çekmez oldu dizlerim
Dünya meşakkâtim çok benim evlat.
Hızlı geçti zaman denilen nehir
Sevdiklerim gitti elimden bir bir
Boğazımdan geçen her lokma zehir
Gördüğün hanede tek benim evlat.
Nice dağlar aştım ben koşa koşa
Çok bahar geçirdim dayandım kışa
Sonunda derdimle kaldım baş başa
Kocayıp çürümüş kök benim evlat.
Yaşlıya verilir en kuytu köşe
Ölümlüdür diye vurulur kaşe
Kış bitince bakan olmaz ateşe
Kenara atılan kürk benim evlat.
Uçmayı öğrenen gitti yuvadan
Selam verip geçer oldu havadan
Davet bekliyorum gerçek sıladan
Büyüttüğüm dala yük benim evlat.
Dünyaya geldiğim ilk günden beri
Bir yola çıkmışım dönülmez geri
Son raddeye geldi ömür seferi
Yayından fırlayan ok benim evlat.
Karlı dağlar gibi dumanlı başım
Hüzün çeşmesidir, çağlar gözyaşım
Koyup gittiğinden beri yoldaşım
Şu yalan dünyaya çok benim evlat.
Var git oğul, var git, yaramı deşme
Nûrfânî ölmeden, kabrini eşme
Sana son sözümdür, aman ha düşme!
Her vefasızlığa tok benim evlat.
Nuriye Akyol
15/8/2025
Görsel alıntıdır.
5.0
100% (33)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.