11
Yorum
38
Beğeni
5,0
Puan
358
Okunma

Hayatın sırlarını saklayan bohça yerine, hayatın bereketli pınarını arayan bir yürek sesidir.
Takvimden düşen gün, yarından nişan,
Yarın ne ola? Hayat sade bir an.
Sevdayla akan kalpten taşar iman,
Kaç susuz gönül kanar işte zaman.
Balını arayan, petekte bulur,
Yaralı gönlün dermanı aşk olur.
Bir tutam sevgiyle başlanır her yol,
Birlikte nefretler solar, açar gül.
Mührün kalkmış sırrı bildin mi sultan?
Yıllar geçerken firkat bilmez ferman.
Gözde parlayan hangi aşkın adı?
Beni de alsın, şadan etsin tadı.
Nur olanı fani şu göz nasıl görsün?
Bekledim ümitle, aşk gözüm sürsün.
Gönülle baktım, her gönle uğradım,
Gönülden gönle kendimi aradım.
Zahirin ötesi sıratı geçen,
Kıldan ince camdan keskinmiş burcun.
Ne mekân ne zaman sana kıvrılan,
Değdim dediğimde sende savrulan.
Yaratılana baktım, seni bildim,
Nefsimle savaştım, aşk ile güldüm.
Hayat pınarını saçıver bize,
Hayat pınarını saçıver yine.
Bu şiir, Mehmet Tevfik ELTAŞ’ın (AZERZ) ‘Hayatın Adı Bohça’ şiirine bir nazire olup kendisine saygılarımı sunuyorum.
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.