1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
107
Okunma

ESKİ BAHÇIVAN..
Edebiyat Defteri’nin vefasını unutmuş görünen duvarlarına ve o duvarları ilk harçla ören eski bahçıvana...
Ansızın
çelik grisi bir sessizlik çöktü bildiğim bahçeye.
Ben o bahçenin toprağını bilirdim,
parmak uçlarımda ezberlemiştim her bir fidanın gövdesini,
yedi yüz on beş gülden bir çelenk örmüştüm zamana
ve iki yüz beş defa düşünmüştüm
kelimelerin gölgesinde.
Ben o bahçenin ilk bahçıvanı,
cebindeki son akçeyle fidanlara su taşıyanıydım.
Duvarlar daha yeniydi o zamanlar,
sıvası taze,
ve yankısı samimiydi her bir selamın.
Şimdi duvarlar yüksek,
camdan ve duygusuz.
Yeni fidanlar dikiliyor, evet,
plastik yapraklı, köksüz.
Alkışlar bile bir yankı odasında boğuluyor,
bir teşekkürün sıcaklığı
ulaşmıyor artık karşı kıyıya.
Ve ben, eski bahçıvan,
ellerimde on sekiz yıllık nasır,
bakıyorum bahçeme.
Günün en güzel çiçeğini seçiyorlar, anlıyorum.
Ama kokusunu unutan bir burunla,
dikenini hiç hissetmemiş bir elle seçiyorlar.
Ey Ansızın gelen ve hep orada duran!
Bu dijital duvarların ardında
unutulmuş bir sözün değeri vardır.
Sıraya dizmeyin kelimeleri,
Onların ruhu vardır, incinir.
Unutmayın,
bu bahçeyi bahçe yapan,
sadece yeni açanlar değil,
toprağın altındaki sabırlı, yaşlı köklerdir.
Evet bu saatten sonra Hakkım helâl değil eski baçıvan...
Hasan Belek
27 06 25
Akçay
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.