1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
211
Okunma
Kapalı kapılar ardında,
unutulmuş hayatlar gizli,
sislerin içinde açan,
solgun bir renk—
yadigâr bir düş.
Grinin kucağında titrer,
gölgelerle sarılmış,
sessizliğiyle konuşur,
kelimeler unutulmuş,
fısıltılar kaybolmuş.
Gözlerden uzak,
dokunulmaz bir yerde,
özgürlüğe susamış,
ama susuzluğun acısı,
derinlerine işleyen bir diken.
Bir pencere önü çiçeği olmak isterdi,
nazikçe esen rüzgârda savrulmak,
ışığın soğuk dokunuşunda erimek,
ama camın ardında sessizlik hüküm sürer;
ve o renk, yalnız kalır,
kendi sisinde boğulur,
kendi gölgesinde erir.
Belki de açmamak,
gizlenmek daha iyidir,
çünkü her yaprak,
her soluk ton,
bir yara,
bir sırdır burada.
Sislerin içinde açan o renk,
her ne kadar gizli kalsa da,
her gece kendi içine döner,
ama o ışık,
hiçbir zaman
sislerin dışına çıkamaz.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.