Sual de bilgiden doğar, cevap da... (mevlana)
ebadem
ebadem

YORGUN SEMAZEN

Yorum

YORGUN SEMAZEN

3

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1384

Okunma

YORGUN SEMAZEN



“Her şeyi ile yüreğimizde özgürlüğün semahını çeken babalarımıza ithaf edilmiştir.”

YORGUN SEMAZEN

Kapıları kilitli bu şehrin,
Uykuya bürünmüş sokaklarında yürüyorum...
İçimin en acıyan yörüngesinde sen...
Ve her gece aynı saatte başlardı bu döngü,
Özgürlük menzilimde yol alırken, yorgun semazen...

Gece efsunlu bir ninni dolar diline,
/suyu tılsım, bir can yaralanır.
Bembeyaz uslar dehlizinde,
/incecik bir gergef karalanır.
Dar zamanlar değil ki bu sonsuzluk,
Sararan bıyıklarında rustik tebessümler.
Merhaba derken her doğan güneşe,
Aniden ve sessizce gelir ölümler...

Kapıları kilitli bu şehrin,
Suskunluğa müptela sokaklarında yürüyorum...
İçimin en acıyan yörüngesinde sen...
Ve her gece aynı saatte başlardı bu öykü,
Özgürlük menzilimde yol alırken, yorgun semazen...

Sonra,
Buğulanır yanağıma geç kalmış her damlası gözlerimin,
/sözlerimin her hecesinde kan.
Oysa
Bir Anka büyütmek vardı avucumda,
/savrulan külllerine aldırmadan...

Sorma şimdi;
Başımda eskiden kalma bir ağrı var,
/yutkunuşumda demirden lokmaları hayatın.
Bilemedim işte bağışla;
/yanağında, sahipsiz bir cemre nüksederken sıratın...

Şimdi bana senden sonra
Suskun düşlerin, bozgun intiharları mı düşer?
Çırpınan bir yüreğin, nefessiz yalvarışları mı düşer?

Söylesene!
Kim tutar beni, bir uçurumun baş döndüren yokluğunda.
Kim tutar beni, ışıksız bir göğün siyahi sonsuzluğunda.
Kim okşar saçlarımı söylesene...
Kim dokunur parmak uçlarıma,
/kim söyler özgürlük türkülerini, Allah aşkına!

Şimdi ben,
Alıp başımı gideyim derim;
/ bağlanır ayaklarım kirpiklerine.
Daha doyamadım işte biliyorsun,
/şefkat kokan gözlerinin enginliklerine.

Şimdi ben neyleyim?
Daraldıkça daralır özgürlüğün menzili.
Oysa
Çalıp kaçmak istiyorum,
/tüm kapıların (sen) zilini.
Dokunmak istiyorum dokunduğun her katreye,
/sonra, yüz sürmek istiyorum yürüdüğüm her köşeye.
El sallamak istemiyorum be yorgun semazen,
Ağlamak istemiyorum, ardın sıra başımı vurup duvarlara.
Biliyorsun,
/senden sonra koskoca bir (hiç) dokunur çocuksu usuma.

Söylesene,
Dar koğuşlardan umuda selam yollamanın en acıtan yanını!
Söylesene,
Sıvası dökülmüş bir duvara yarınları çizmenin çıldırtan intiharını!

Söylesene be yorgun semazen,
Nasıldı özgürlüğün gül kokan semahı,
Söylesene, damıtarak yaşatmanın ardından gelen koskoca eyvahı.

Söyle Allah aşkına,
/demir ranza,
/dökük duvar,
/can aşkına.

Soğuk beton,
/kanlı çentik,
/yağan siyahî kar aşkına…
Söylesene!
Hangi yiğide yakışır siteminde düzene, yağlı urganlar.
Yakışmadı be semazen gül tenine dar gelen sehpalar.

Bir gece olsun rüyada,
/gözlerini bana getir, ne olur.
Onları özgürlüğün efsunlu dağlarına götüreyim.
Sen iste yeşil bayırlarından memleketimin,
/dağ çiğdemleri getireyim.

Ama gözlerini kapama böyle,
Kapama!
/soğuk nefesimiz düşerken paslı kelepçelere.
Umut bağlama ne olur, cevabı gelmez dilekçelere.

İşte şu en sevdiğin türkü,
Her perdesinde özgürlük, her notasında memleket.
Ayrılır mı sanırlar bilmem ki tırnak ile et.

An gelir sana,
Ceplerimde kurutulmuş yağmurlar zulalarım.
Ve sancıyan bir coğrafya avuçlarımda.
An gelir kirli sakalıyla gidişine ağlar yavrum dediğin,
/inince başı bir boşluğun çıldırtan suskunluğunda.

Durup halini sormak yasaktır yıldızların,
/an gelir tekrar edilmemiş cümleler kurarız,
/an gelir tedirgin bir anlamsızlık yokuşunda susarız.
/an gelir senenin kışlarını ben yüklenirim,
/baharlarını yine sen.
Bahar sana yakışıyor be ey yorgun semazen.
Bana titreyen bakışlar bırakma bu çerçevede
Söylesene Allah aşkına,
Buluşmak bu kadar zor mu aynı düzlemde!

Oysa
Kurduğum her cümlenin öznesi sen,
/yüklemi yokluğun oluyor.
Sonra bir yanı hep kanıyor sesimin yankısının.
Sonra sırtımda sıratı bu mahşer yasaklısının.

Şimdi neylesin kader, gülü musallada bekleyen başa,
/başımda sürerken tarifi imkansız kargaşa.
Oyy be yorgun semazen, kaldırsana kollarını,
/daha vakit gelmedi ayırma ne olur yollarını!

Kapıları kilitli bu şehrin,
Acıya bürünmüş sokaklarında yürüyorum...
İçimin kanayan yörüngesinde sen...
Oysa üşürdüm,
Genzimin titreyen sesinde raks ederken, yorgun semazen...

Hayat ne garip şey böyle!
/okyanuslara özeniyor kırık bir çiy tanesi,
Ve bir karınca telaşında ürkek, bu yüreğin bir tanesi.

Garip;
Kurşuni bir yaradır işte o nasipsiz tuğyan,
/kanlı bir hançer yarası mı ne başımda ağrıyıp duran?
Yutkunurum selamın gerisinde mağrur baş belirir,
Biliyor musun?
/içimi mazinin en hazin hali kemirir.

Önce,
Dilekler tutardı bir çocuk dudağımın kenarında,
/minik ellerinde elma şekerleri.
Hala can çekişir biliyor musun içimin hazin çiçeği.
Kalemimin ucunda derimi acıtan ivmeler,
/bir hüzüngöz hale sokar ansızın bu gitmeler.

Nerdesin şimdi?
/daha yeni başladı bu özgürlüğe semah,
Arınma vakti hasretten,
Yazık, boyumuzdan taşarken günah.

Ey içimin yorgun semazeni,
Aldırmıyorum kapamasına yolumu demir parmaklıkların,
Aldırmıyorum acısına,
Üç adım kıskacında durup bir tespihe dayanmanın.
Sende aldırma ne olur,
Şunun şurasında umut dediğin nazlı gelin her gece bizi bulur.

Şimdi,
Ruhumda inleyen her ney namesinde,
Seni yarınların altın kanatlarıyla bekleyeceğim.
Ve özgürlüğün semahı bitmeden...
Ölmeyeceğim...

Engin Badem
-acemişair-

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Yorgun semazen Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yorgun semazen şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
YORGUN SEMAZEN şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Selma Özeşer
Selma Özeşer, @selmaozeser
30.10.2008 17:16:05
Ey içimin yorgun semazeni,
Aldırmıyorum kapamasına yolumu demir parmaklıkların,
Aldırmıyorum acısına,
Üç adım kıskacında durup bir tespihe dayanmanın.
Sende aldırma ne olur,
Şunun şurasında umut dediğin nazlı gelin her gece bizi bulur.
Şimdi,
Ruhumda inleyen her ney namesinde,
Seni yarınların altın kanatlarıyla bekleyeceğim.
Ve özgürlüğün semahı bitmeden...
Ölmeyeceğim...

güzel yazıyorsun acemi şair

seni okurken sağanak sağanak geliyor şiir

kalemine sağlık

sevgilerimi bıraktım.
Ebru Lâl
Ebru Lâl, @ebrulâl
30.10.2008 09:07:28
Seni yarınların altın kanatlarıyla bekleyeceğim.
Ve özgürlüğün semahı bitmeden...
Ölmeyeceğim...

Fiinal olağanüstüydü...Tebrik ederim bu özel şiiri ve şairini...saygılar
Ozlem Pala
Ozlem Pala, @ozlempala
30.10.2008 08:35:44
"Kapıları kilitli bu şehrin"
Kapı önünde bekliyorum...
Başka şehirlerden dost selamını,
Zulada kan kokulu hasret
Ve özlemi bıraktım...
Semah bitmeden gidiyorum acemişair.Tebriklerimi, saygılarımı bıraktım.Özlemişiz mısralarında yüzmeyi...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL