3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
132
Okunma

Dostlar. Melâl-i Ruh’ta, içimi kemiren o kadîm, o köklü hüznü, ruhumun o bitmeyen melankolisini dile getirmeye çalıştım.
Bu sadece bir sızı, bir ağırlık değil benim için; aynı zamanda varoluşun derinliklerine, belki de o ’diğer yarıma’ doğru bir arayışın, cevapları meçhul soruların yankısı.
O melâlin, karanlık bir yoldaş olmasının ötesinde, belki de var olmanın kaçınılmaz bir bedeli, toprağa düşen tohumun sancısı gibi bir şey olduğunu hissettirmek istedim.
Ve nihayetinde, o ’suskun çığlığın’, belki de kainatın o büyük, o derin sessizliğini en iyi anlayan şey olduğunu fısıldamaya çalıştım satırlarımda. Kısacası, ruhumun en demli, en sessiz ifadesiydi o anlar benim için..
Melâl-i Ruh..
Ey, sırrını sulara fısıldayan kadîm nehir, ruhum!
Yatağında biriken melâl, hangi dağların yasıdır?
Hangi çağlardan süzülür gelir, bu göğsüme oturan
Külleri savrulmamış, közü içimde tüten yangın?
Bir pervane misali, ışığı meçhul bir kandile uçar aklım,
Düşünceler, kanatları ağırlaşmış yorgun kuşlar.
Her menzilde bir sükûtun oyduğu oyuk,
Her oyukta, zamanın unuttuğu bir ahın yankısı.
Gecenin en koyusundan bir elbise biçmişsin üstüne,
Ne yıldızların tesellisi, ne ayın billur tesbihi.
Kendi gölgenden uzun serilirsin içimin ıssız meydanlarına,
Bir münzevi sabrıyla demlersin bu sonsuz bekleyişi.
Bakışların, terkedilmiş bir rıhtımda takılı kalmış,
Ne gelen var ufuktan, ne gidenin ardından bir el.
Sadece dalgaların uğultusu, o da kendi kendine söylenir,
Kıyısız bir denizde kaybolmuş pusulasız bir gemi gibi.
Sorular asılı kalır tavanında zihnimin, paslı çengellerde,
Cevaplar, ürkek serçeler, hiç konmazlar omuzlarıma.
Bu dipsiz kuyuda yitirdiğim inci tanesi nedir?
Belki de aradığım, bulmaktan korktuğum o diğer yarım.
Ey ruhumun melâli, ince bir sızı gibi içimde gezinen!
Sen, varlığımın en ketum şahidi, en vefalı yoldaşı.
Belki de bu hüzün, var olmanın bedelidir bilinmez,
Toprağa düşen her tohumun yeşerme sancısı gibi.
Öyleyse bırak, aksın bu bulanık su kendi mecrasında,
Belki durulduğu yerde, gökyüzünün bir aksi parıldar.
Melâl-i Ruh, ey benim dilsiz ifadem, suskun çığlığım,
Sen olmasan, kim anlardı bu kâinatın derin sessizliğini?..
Hasan Belek
27 05 2025
Akçay
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.