1
Yorum
12
Beğeni
4,8
Puan
211
Okunma
Belen’de bir çerçici geçiyor dar sokaktan.
Sesi belli belirsiz geliyor ta uzaktan.
İnleterek sokağı çıkıyor bu yokuştan.
Beli bükük ihtiyar sırtından çıkar teri.
Çerçici bağırdıkça soluyor körük gibi.
Zerdaliyi gösterir sanki şeftali gibi.
Bitirmeden gidemez daha görünmez dibi.
Şapkası katmer katmer parlıyor kireçleri.
Eşeğide gönülsüz zorlanıyor yokuşta.
Sahibinin yükünü hala çeker bu yaşta.
Paldın sürter etini kanı kalır kayışta.
Sallıyor kuyruğunu kovuyor sinekleri.
Bacakları titriyor tırnakları darbeli.
Bu sıcakta yokuşa dayanırmı halleri?
Sahibi söyleniyor eşeğin yoktur hali.
Müftüler’den getirmiş iki sandık zerdali.
Dedim emmi Belen’in en dik yolu burası.
Dedi gezdim Şenbük’ü arkasından Bakras’ı.
Dedim buyur susadın ayran doldurdum tası.
Bir oh çekti derinden dua etti dilleri.
Bilmezmisin burada herkes diker kaysıyı.
Yapraklı’dan getirsen keşke siyah hurmayı.
Bak o zaman vurursun gözlerinden turnayı.
Sonra çekti yuları o butuşuk elleri.
Mustafa Kurt-23.12.2024
5.0
75% (3)
4.0
25% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.