4
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
115
Okunma

Gönül Perdesi..
Bir zaman, okyanustuk, ne etti bize bu nefs?
Hangi dünya, perdesi, kapattı ruhta heves?
Kendimizi, unuttuk, kesildi dilden tek ses,
Hakk’ı, zikretmez olduk, yandı bağrımda kafes.
Nefsin, tuzağı imiş, bu ayrılık sanısı,
Gönül, kör olmuş artık, görmez oldu anısı.
Bir’den, uzaklaşınca, artar insan yanısı,
Aşk deryası, dururken, tutar dünya fanisi.
Oysa, her bir zerrede, O’nun nuru parlıyor,
Arif, olan gönüller, hep O’nu arılıyor.
Perdeyi, kaldıranlar, visale çağırılıyor,
Kendini, bilen kullar, sırra ulaştırılıyor.
Neden, benlik davası, neden kibir, bu gurur?
Her şey, fani değil mi, ne diye böyle durur?
Sanma, bu can bedende, sonsuza dek oturur,
Asıl, vatan orası, oraya yol görünür.
Kalp, bir ayna denmişti, silmeyi unuttuk biz,
Paslanmış, kararmışız, görmez olduk hiç bir iz.
Dünyanın, telaşıyla, tükeniyor neden giz,
Mevla’ya, varmak için, bulalım bir kerteriz.
Gözümüzü, açalım, oyuna gelmeyelim,
Bize, bizden yakını, yoktur artık bilelim.
O ’sen-ben’, kavgasıyla, her şey devirmeyelim,
O birlik, deryasına, hep birlikte girelim.
Ne dostluklar, yıkıldı, şu pis nefsin yüzünden,
Ne acılar, yaşandı,dilin kötü sözünden.
Silinsin, gafletimiz, gönlümüzün tozundan,
Nur, saçsın hep yüzümüz, Hakk’ın sonsuz özünden.
Kul Hasan’i der ki, ey uyan be gafil insan,
Ömür, gelip geçiyor, bak kalmıyor hiç nişan.
O tek, gerçek varlığa, ver gönlünü koş hemen,
Kurtuluş, ondadır bil, O’dur her şeye eren...
Hasan Belek
17 05 25
Akçay
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.