0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
300
Okunma
Acı öykümle
Geleceğe yol alırken,
Tüm olumsuzluklara Gülümsedim ben.
Çocuktuk, şımartacak kimsem yoktu;
Yalnızdım
Hep tek başıma yürüdüm
Yüküm ağırdı,
Kırılmıştı tutunduğum dal,
Esintiye kapılan ömrümde
Yol gösteren olmadı,
Karanlıkta,
Yine tek başıma yürüdüm.
Yoksuldum anadan,
Yoksundum babadan.
Islaktı sokaklar,
Delik ayakkabımla soğukta;
Yine tek başıma yürüdüm.
Yaşam çetin bir mücadeleydi,
Hayli zordu.
Oluruna bırakmıştım her şeyi.
Savurunca rüzgar,
Düşen bir yaprak gibi
Kaybettim ümitlerimi.
Haksızlıklara;
Yine tek başıma yürüdüm.
Gönlüne bir durak gecikmiştim.
Gül’e dokunduğumda,
Ya yapraklarını döktü
Yada dikenleri battı.
Ay ışığında,
Siyah gömleğimle;
Hep tek başıma yürüdüm.
Hayat çok acımasızdı.
Fırtına açık denizlerde yakalamıştı.
Birer birer aldı sevdiklerimi.
İnandığım düşlere;
Yine tek başıma yürüdüm.
Neden ağlardı gökyüzü?
Gökkuşağını beklerken
Yağmur, sırılsıklam ıslatmadan gelmezdi
Dünyanın renklerine;
Hep tek başıma yürüdüm.
Tebessüm ettim
Boşa geçen yıllarıma.
Her güçlüğü omuzladım da,
Bir senin yokluğuna dayanamadım.
Yüreğimin istediği yere
Gidemezdim.
Gidebilmek için,
Yine tek başıma yürüdüm.
Biliyorum;
Geçmişteki anılarımda boğulacağım bir gün.
Yada bir sünger çekip
Önüme bakıp,
Alın terimle
Yine tek başıma yürüyeceğim,
Diyorum ama,
Hayat çok kısa.
Gülümseyip önüme bakacağım.
Tekrarı
Acı bir öykünün tozunu sürdüm yüzüme,
Geleceğe yürürken cebimde sadece tebessüm.
Çocuktuk...
Şımartılacak bir kucağım olmadı hiç,
Yalnızlık, ilk giydiğim elbiseydi üzerime;
Hep tek başıma yürüdim.
Yüküm ağırdı, dallarım zaten kırık.
Ömrüm rüzgarın insafına kalmış bir yaprak,
Ne bir fenerim vardı karanlıkta, ne bir rehberim.
Geceyi göğsümde yumuşatarak,
Yine tek başıma yürüdAnnem yoktu yoksuldum, babam yoktu yoksundum.
Islak sokaklar, delik ayakkabılarımdan içeri su sızardı;
Soğuk, bir yabancı gibi değil, bir kardeş gibi sarılırdı.
Üşüdüm...
Ama yine tek başıma yürüdüm.
Yaşam, dişleri keskin bir kavgaydı,
Bıraktım kendimi akışın yorgun kollarına.
Rüzgar savurdukça düşen bir yaprak gibi,
Ümitlerimi birer birer bıraktım kaldırım kenarlarına.
Haksızlığın o sağır sessizliğinde,
Yine tek başıma yürüdüm.
Gönlüne bir durak gecikmiştim, tren çoktan kalkmış.
Gül’e dokunsam ya yaprağı dökülürdü ya dikeni kalırdı tenimde.
Üzerimde siyah bir gömlek, ay ışığına boyanmış,
Kendi gölgemden başka kimsem yoktu yanımda;
Hep tek başıma yürüdümFırtına, beni en açık denizlerde yakaladı,
Sevdiklerimi birer birer aldı dalgalar.
Kıyısız inançlara, ucu yanık düşlere doğru,
Dalgaları yara yara,
Yine tek başıma yürüdüm.
Gökyüzü neden ağlar anladım:
Gökkuşağı, sırılsıklam ıslanmadan doğmazmış.
Dünyanın tüm renklerini uzaktan izleyerek,
Kendi içimdeki griyle,
Hep tek başıma yürüdüm.Tebessüm ediyorum şimdi, o boşa geçen yıllara.
Dünyanın yükünü omuzladım da,
Bir senin yokluğunun altında ezildim.
Yüreğimin istediği o yere gidemezdim, biliyorum;
Oraya gidecek yolları kendim açmak için,
Yine tek başıma yürüdüm.
Biliyorum;
Bir gün ya anılarımın kuyusunda boğulacağım,
Ya da geçmişin üzerine kalın bir sünger çekip
Alın terimin tuzuyla yeni bir yol çizeceğim.
Hayat, bir nefeslik mola kadar kısa...
Şimdi sadece gülümsüyorum;
Ve önüme bakarak, dimdik,
Kendi yolumda yürüyorum.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.