7
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
252
Okunma
Bir sabah erkenden İstanbul’u dolaştım; duraklarda bekleşen kadınlar yazdırdı bu şiiri.
Sabah seher vaktinde, yollara dökülmüşler
Zahir, solmuş gül yüzü, ah kederli kadınlar.
Duraklarda vasıta, beklerken bükülmüşler
Yüreklerinde sızı, ah kederli kadınlar.
Vahşi kapitalizmin, en ucuz neferleri
Evden uzaklaşmışlar, kaybolmuş değerleri
Ağır işler altında, yorulmuş ciğerleri
Her birimizin kızı, ah kederli kadınlar.
Hanelerde sultandı, işyerlerinde köle
Evlatlarından uzak, çile üstüne çile
İş dönüşü bekliyor, yığın-yığın gaile
Unutmuşlar hoş nazı, ah kederli kadınlar.
Yoğun israf onların, huzurunu kaçırmış
Sömürge siyaseti, cendereden geçirmiş
Şedit bora, fırtına, yuvasından uçurmuş
Telef etmişler özü, ah kederli kadınlar.
Sefih mahlûk elinde, birçokları perişan
Ne devletler ve ne de, veriyor namertler şan
İstekleri adalet, değil pahalı nişan
İnsanın iki gözü, ah kederli kadınlar.
Cenneti âlâ bile, ayakları altında
Zarafetin timsali, onlar Hakkın katında
Erkeğine muhabbet, mevcuttur fıtratında
Bahar yaparlar güzü, ah kederli kadınlar.
Âlemlerin seyyidi, ellerinde büyüdü
Firavun, nemrut, deccal onlar ile yürüdü
İyiyi ve kötüyü aciz iken korudu
Alınlarında yazı, ah kederli kadınlar.
Anne, bacı, kızımız, teyze, hala, eşimiz
Göz, kulak, dilimize mekân olan başımız
Çamaşır, düğün, dernek, tencerede aşımız
Evlerimizin közü, ah kederli kadınlar.
Zamanımızda hayat, onlara bizlerden zor
İstisnalar var amma! Birçoğu ateşten kor
Garibi sen naif ol! Harca şefkatli efor
İmtihan eder bizi, ah kederli kadınlar…
Salih Yıldız…14.05.2025
.
5.0
100% (7)