0
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
262
Okunma
Zaman; ummanda bir damla desem
Sonsuzluk, damladaki bir şey
Geriye ne kalır bize
Yaşamışız ölmüşüz heyecanlanmışız korkmuşuz
Kime ne, Tanrıya ne, sana ne, bana ne, ona ne?
Ahkam kesmek sahtekarlık
Öğüt vermek cahilliktir bu devirde
Nutuk çekmeyin artık bu çağda
Dönüyor her şey bir bilinmezde
Her bilinmezde an be an bir yalan var.
İmlaymış, ifadeymiş, şekilmiş, renkmiş.
Gözden kulaktan gönülden ötede veya beride,
Olta atar gibi yıldızlar gözlerimize...
Burnundan kancaya yakalanmış gibi ,
Çekilip gidiyor dünyadan bir şey, ruh gibi, zihin gibi…
Mermer mi granit mi çelik mi elmas mı su mu ateş mi
Tonlarca bir şeylerin üzerindeyiz
Dahası ve dahası gökyüzü var üzerimizde, bir şey..
Eziliyoruz eziliyoruz inim inim inliyoruz
Aşktan kinden sevdadan nefretten umuttan karamsarlıktan
İş mi bu dostum, iş mi bu?
Bir tebessüm düşünce gözlerine insanın
Bir kan çekiyor girdap gibi kalbine
Ağlıyor damarlarımız
Kemiklerimiz korkudan bembeyaz kesilmiş
Karanlık kadar bizi seven başka kim var.
Yalnızmış kalabalıkmış
Üçmüş beşmiş onmuş binmiş birmiş ikiymiş varmış yokmuş
Ha çayır ha çöl ha ırmak ha buz
Hani insanda insana denilemeyen bir şeyler var
Eyy deyip susmakmış hakikat… Eyy… deyip susmakmış.
5.0
100% (2)