7
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
270
Okunma
Her köşeye sinmiş, suskundandır çürüme
İnsanım yerlerde, ahlaktandır erime
Kaldırımlar konuşmaz, duvarlarda sağır
Bir avuç hakikat, bin yalandan da ağır.
Vicdanlar pas tutmuş, kalpler belli kilitli
Gülüşler sahte olmuş, samimiyet bitli
Sözler cilalı, parlak; içi boş ve çekimli
Hakikat nerede? Sahipsizsin yitikli.
Sevgiler unutulmuş, taş elinde, yeni çağ
Her yanlış doğrunun üstünde bir kaymak yağ
Mazlumdan çıkan ahh; feryat belki arşa dağ
Zalimin nutku söyler: “Fakir ölmez ki, sağ!”
Kaybolmasın onur, söze olduk müptela
Ayrı mevsim oturan başımızdaki bela
Yalnızlıktan ölene her gün gelen sela
Sazımın telleri ağıt söyler essela
Özünde saklı tutan unutur mu belki
Etiklerden zinciri güvercine yelki
Belki bugün; yakın, belki de yarından yakın
Geceden doğan şafak umutlara sanki
Uyanan vicdanın yeşeren toprağı var
Şafak atar, tan yeri hakikatler doğar
Yalnızlıktır haps olan, ateşinde olsun kar
Ayrılıklar olmasın yaşanmasın böyle nar
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.