TEVÂZU
İnsan, birazcık ibret almalı yere bakarak.
Bak,hiç büyükleniyor mu her gün bastığın toprak.
Sinesinde saklamasaydı kupkuru tohumu,
Bağrında
gül biter,yeşerir miydi bunca yaprak.
İnsan ne
zaman,
gönül gövdesini yere eğer,
Her muradı hakikat olur,başı göğe değer.
Hassas tartar,ince eler,sık dokur,ipek eğer.(1)
Kısası: Tevâzû hırkası kıymetli bir değer.
Eteği yayladır, dağın başı değsede aya.
Alçak
gönül, yüce dağdan yüksektir; budur maya.
Fâni olupta kazık çakan varmı ki
dünyaya.
Öyle ise sıkı sarıl,avcundaki duaya.
Nasıl eğilir hele bak, başak veren buğdaya.
Güneş üstüne yağsada dönüp bakmaz semaya.
Kaptırmış kendini kökü toprak kokan
sevdaya.
Aşk ile hemhâl olmuş; dönmüş sırtını
dünyaya.
İyilik yarışında her
zaman önde gidenler,
Gökyüzünde kanatsız uçup suda yürüyenler,
Üçler,yediler,kırklar; topyekûn diğer erenler,
Had bilip tevâzu ile başın öne eğenler.
Sen, sen ol da, silkele beynini, dökülsün tozu.
Sakın, sakın hor görmeyesin sofrandaki tuzu.
Vesselam anlayana kısacası şudur mevzû:
Kibir,kalbe kilittir; anahtarıysa tevâzu.
1:eğirmek,bükmek.
Kemal Karapıçak-ÇORUM.