4
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
252
Okunma
Girdabın İçinde
Konuşurken,
Sessizliğe doğru süzüldüm,
Kendimi o belirsiz boşlukta bıraktım.
İçimde fısıldayan düşüncelerle
Yığıldım, devrildiğim o ince hüzünle.
"Numara mı yapıyorsun?"
O kelime hâlâ kulağımda,
Unutulmaz bir yankı gibi;
Hatırlayacağını sanmıştım belki de,
Ama şimdi içimde kalan bir sızı.
Zaman ağır ağır geçerken,
Her an belki de bir çözüm fısıldar,
Girdap;
Hem çekip alır içimi
Hem de umut kırıntılarını saklar.
Evimin kapısından,
Polis eşliğinde ayrılırken,
Bir ay boyunca yitirdiğim sıcaklık,
Acı bir sarsıntı gibi içimde yer etti.
Ama en değerli kaynağım,
İçimde yeşeren sönmeyen bir ışık,
Karanlığın içinde büyüyen umut,
Her darbeden sonra yeniden filizlenir,
Gizli bir bahar gibi.
Kendimi o yığıldığım yerde buldum,
Kararsızlık ve yalnızlık arasında,
Ama içsel gücüm
Acının ortasında bir adım,
Yeniden ayağa kalkmanın habercisi
Olarak, sessizce fısıldar:
"Sen, kendi ışığını çoğaltmaya değersin."
Belki bir sabah,
Yıldızların suskun ışığında
Parçalanan umutlarım birleşir,
Ve ben,
O yığıldığım yerde,
Sessizce yeniden doğuşu beklerim.
5.0
100% (4)