11
Yorum
40
Beğeni
5,0
Puan
428
Okunma

bir avuç hayal kırıklığı saklı
dağların gölgesine hareket ettiğimde
şiire çarpan,
günler tekerrür ederken
granitlerin içinde
kuşların şarkısını karartan
dağlara saldırıyorlar
yüksekliğin son yapraklarında.
ne yapabilirim bir başıma
tırnaklarımın gömülü kaldığı kum tepelerinde?
göklere yelken açmak,
her köşeyi keşfetmek,
pelikanların avlandığı uçsuz bucaksız bir okyanusta
kulaç atmak mümkün mü
naftalin gibi kokan yalnızlığımda?
bu kadar dokunmamıştı kalbime daha önce
bir arabanın içine saklanmak
ve hayatla yüzleşme cesaretini kaybetmek,
huzur veren bir vaat yok olurken
bedenimin açıldığı yere doluşan
sincaplar elektrik tellerinde koşsun
çavdar tarlalarında bulunan,
kayaları söktüğüm yerlerde çiçekler açsın
bana ne!
gözlerim gözlerine dokunamadıktan sonra
tevazu ile öpülen sahillerde,
köpüğün sesini dinlerken
ayrı ayrı yollardan tırmandık bilemeden
aynı dağın zirvesine
şafağın merdiveninde
aynı manzarayı seyretmek için.
nihayet kayboldu hayatımın nehri.
kaybetsek de yarınları,
bayrağı beraber selamlayalım en azından.
çünkü söyleyecek çok az şeyim var
Seğmenoğlu (Osman Akçay)
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.