22
Yorum
43
Beğeni
5,0
Puan
309
Okunma

Süsenler
sabahın cam kırığı kıyısında
güneşin nasır tutmuş bağrına
mor bir merhem sürülür
toprağın kadim kalbinde
zamanı kanatan bir nabız atar
her titreyişte
tozlu bir göğün sırrı
yara gibi dirilir
süsenler
uykusunu yitirmiş bir taşın rüyasıdır
kavruk bir sertliğin rahminde büyüyen
ince bir sızı
her biri
zamanın çatlak cebinden dökülen
mor bir harf
okuyanı olmayan
karanlık bir alfabenin kırık yazısı
rüzgâr
akşamın paslı gölgesini savurur dallara
yapraklar
güneşin küllerinden sızan hüzünle yıkanır
kanadı hiç açılmamış bir kuşun yorgunluğu
suskunluğun ağırlığıyla çöker toprağa
ve dünya
kendi sessizliğini büyütür
gece
karanlığın iç cebinden
sırlı bir ayna çıkarınca
süsenler gökyüzüne bakar
yansımaları
bir hatıranın buğusunda erir
dokunsan gölge dağılır
tutsan zaman değil, boşluk akar
her biri
yaralı bir umutla
geceyi yarıp
sabaha sızar
Dr.Osman Akçay (Seğmenoğlu)
5.0
100% (36)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.