1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
244
Okunma
Yorgun insanların ülkesiyim
Yürümek koşmak uzak düşmüştür
Topraktan ayrılmış yollarım benim
Rüzgârdan kaçmak bana düşmüştür
Yazlar ve kışlar hepsi de aynı
Mevsimler de benden vazgeçmiştir
Hayallere bir ad verilmez artık
Gerçekler de insan olanı geçmiştir
Ormanların içi serindir üşütür
Böcekleri bilmem nasıl düşünür
Karanlıklar sarar örümcekler basar
Akrepler de bana zehrini sunar
Felce uğramış insan nasıl eşinir
Dalgaların sesi beynime vurur
Sahillere çıksam avcılar vurur
Yılanlar betonların sahibi
Kaldırımlarda kuduz kurtlar dolaşır
Çanlar ezanlar artık mafyalaşmıştır
Bu ülkede yorgun düşeni
Parçalar ayılar tilkiler porsuklar
Bu ülkeden de uzak düşeni
Ezip de geçer kan isteyen dinozorlar
Başımıza bir zalimi cahili atadılar
Bekler durur olduk yabancı bir imparator
Yedi cihetten sökün ettiler zalimin üstüne
Ayaklar altında ezilen yine biz olduk
Doğanın kanunuymuş bu kader
Her zalim daha büyük bir zalim tarafından ezilir
Halklar ve milletler de bir ömür
Zalimlerin kapısının önünde asker olup selam durur
Yorgun insanların tarihi benim
Taşa mermere dönmek niyetim
Öylesine katı öylesine sert
Bana tebessüm edenin karnını mı deşmeliyim
Lakin ben insanım işte
Pamuk parmaklarımda çelik tırnaklar durmaz
Karşıma geçip de Tanrı ve Allah yalvarsa
Artık benim kendimden başkasıyla işim olmaz
Y.
5.0
100% (1)