2
Yorum
16
Beğeni
0,0
Puan
546
Okunma

Salonun ortasında, heybetli duruşuyla,
Hizaya çeker gibi, her gün çağırır beni.
Zamanın öfkesini, gözüme soruşuyla;
Elbise diye her gün, giydiriyor kefeni..
Baktıkça canlanıyor, kesik kesik bir mâzi,
Sûrette varım fakat, yabancıyım mânâda.
Sanki bedduasını aldığım mâhir terzi;
Benden âzâde beni büyütmüş bu aynada!
Bahis açamıyorum, yüzdeki çizgilerden,
Sanki temiz sayfayı, vecd ile karalamış.
Hele dudağımdaki, şu kısık ezgilerden;
Sanki saçımı yolup, hırs ile paralamış!
Gölgemi kaybettim de aratmadı fâili,
Meğer karşımda imiş, güneşimin kâtili.
Tutup yakasından kovsam da bu Azrâili;
Benden habersiz beni öldürmüşler aynada..