2
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
433
Okunma

Gurbet çalısında, zar-ı Bülbül’üm,
Avazı rüzgara astım emmoğlu.
Bozlak türkülere aşina dilim.
Sızlayan tellere mestim emmoğlu.
Seneler tez döktü ,burda saçları,
Sırtında taşıdım gözü açları.
Muhannet kul etmiş nice koçları,
Kurtlar sofrasına, düştüm emmoğlu .
Hercai gezdim hep güz yaprağında,
Savruldu mintanım boran dağında
Ne işim var idi koca yığında
Mülteci hallere restim emmoğlu.
Yansam da ömrüme,bitmez zararım
Kaldık ya başbaşa ben ve efkârım.
Sorma dosttan yana pek de naçarım,
Bir tek ALLAH’ımmış dostum emmoğlu.
Katre katre düşer eserim bazı,
Yutkuna yutkuna susarım bazı.
Nedamet küpüne düşerim bazı,
Gam ile doludur testim emmoğlu.
Bozkır seli gibi akasım gelir,
Köpürüp bendimi yıkasım gelir.
Bütün gurbetleri yakasım gelir,
Akılsız başıma kastım emmoğlu.
Defterim dürülmüş Çiçekdağında
Olsun! Kavrulurum kendi yağımda
Kimbilir kimlerin uçar göğünde,
Telli turnalara küstüm emmoglu.
Dost kalem
Kahpe felek vurdu şaşırdım yönü,
Çıkmaz sokak dolu arkası önü.
Yaşım genç olsa da eledim unu,
Eleği duvara astım emmoğlu.
Türkmenoğlu ŞÜKRÜ ATAY
.....Teşekkür ederim....
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.