0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
210
Okunma
Ey ezan, düştün gönlüme,
Can kattın kuru gönlüme,
Hakk’ı anıttın dilime,
Nur doldurdun gönlüme.
Ey ezan, seher nefesi,
Uyandırdın her hevesi,
Taşa bile söz geçirdin,
Titrettiğin bu hevesi.
Ey ezan, gökten bir nida,
Canı diriltir her seda,
Dağ taş duyar çağrını hep,
Susar dünya, kalır nida.
Ey ezan, çağır kulunu,
Yoldan çıkan yolunu,
Bir sesin yeter de artar,
Bulur can asıl yolunu.
Ey ezan, sözün sır dolu,
Aşk ile dolu her yolu,
Duyanın benliği erir,
Açılır Hakk’a her yolu.
Ey ezan, geceye doğan,
Sehere nurunu koyan,
Zaman durur sesinle bir,
Canları secdeye koyan.
Ey ezan, ne ad sorarsın,
Ne de malı ararsın,
Bir eğilen baş yeter,
Kul olana yol açarsın.
Ey ezan, kuşlar dinler seni,
Taşlar bilir senden beni,
Bir sesle dirilir âlem,
Hatırlatır ası yola beni.
Ey ezan, içimde yankı,
Siler kalpteki pası,
Bir çağrı düşer gönlüme,
Unuturum dünya tası.
Ey ezan, dilsiz sözümsün,
Sözsüz kalan özümsün,
Adın anılınca içimde,
Akan rahmet gözümsün.
Ey ezan, dünya han dedin,
Geçici bir an dedin,
Bu sesle uyandım ben de,
Asıl yurt orda dedin.
Ey ezan, korku eriten,
Canı nura yürüten,
Bir nida ile kulunu,
Hakk kapısına ileten.
Ey ezan, susmasın sesin,
Eksilmesin nefesin,
Bu toprak bu gök altında,
Dirlik olsun her sesin.
Ey ezan, vakit şahidi,
Can yolunun rehberi,
Bir çağrınla dirilir hep,
Unutmuş olan kalpleri.
Ey ezan, kıyamet dek kal,
Gönüllerde diri kal,
Dilimde değil yalnızca,
Canımda çağır ve kal. SİİRT-23 MART 1988
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.