0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
678
Okunma
KÖY OKULLARI
Yusuf Yılmaz
Bir çobanın yanık kaval sesiydi
Hiç gitmez kulaklarımdan!
Gözlerimi yumunca öper beni
O güzel duygular.
Berrak bir su gibi ruhuma akar da akar...
Çiçek çiçek, ılık ılık…
Benim ilk öğretmenlik yaptığım yerdir oralar.
Bir gün Dodurga’dan Mislerovacığı’na giderken
Gece yarısında
Madenocağindan yeni çıkmış kara önlüğünün cebinden çıkardığı
Bafra çıgarasını yakıp
Dumanını havaya savururken;
Yer altından çıkıp
Yer ýüzünde olmanın şaşkınlığı
İçinde
---Canlar yer varsa beni de önümüzdeki köye birakır mısınız ? derken;
Ekmek parası için,
Birimiz yer altından
Birimiz yurdumun en ücra bir
Köşesinden gelip
Bir kamyonun şöfer mahallinde
Aynı kaderi paylaşması
Kadar hoş bir duygu
Olabilir mi?
Oralar hiç unutulur mu?
Gün olur
Avaz avaz bağırasım gelir
Gün olur hep susarım
Ne kadar uzaklarda olursam olayım,
Hiç bırakmaz beni oralar.
Oralar ham adamların pişdıği
Nice hüzünlü hikayelerin dinlendiği
Gerçek aşkların yaşandığı
Sabah ezanı okunurken
Yüreklerin titrediği
Koyunlarını yoğurdu
Yayıkta daha bereketli
Tere yağı olsun diye
güfesini doldurmak için
soğuk su pınarlarının yolunu
tutan gelinlerin yarımaydan
dolunaya dönen uykulu gözlerindeki mahmurluğu, sadeliği, güzelliği görünce
’Ana denen o mübarek varlığın
İnsanı insan yapan haslettlerini görüyordum.
Ben oralardan geliyorum
Ben, okula girerken
ayakkabısını çikaran yaşlı bir köylünün ilim yapılan bir yere
nasıl saygı gösterdiği gördüm .
Meyvemizi kapının önüne kimin bıraktığını bilmediğimiz yerden geldim.
Öğretmene değer veriliyorsa
Orası ilmin Kabe’sidir
Nice okumuş insanlar vardır
O köyde
Toprağı bereketli
Havası, suyu tatlı
İnsanları mutluydu...
Öğretmeni olan o köyler
İnsanı insan yapardı
Nasıl sevgiyle kaynaştırırdı
Bariştırırdı toplumları bir bilsen
Köy okulları...
5.0
100% (1)