5
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
267
Okunma
Ölümlü hiddetin kızgın çelikten
Ecel defterimi dürsen de gitmem
Başını soktuğun ufak delikten
Kaşını yay gibi gersen de gitmem
Her gün hayıflanıp yansan da içten
Nasibin kesilip düşsen de güçten
Sinir hiddet karışımı kerpiçten
Aramıza duvar örsen de gitmem
Terkeylesen dolu kafa içinde
Yemin edip koysan cefa içinde
Dar dünyada zevk-i sefa içinde
Bensiz muradına ersen de gitmem
Gergin bakışları düş inadından
Ayrılmam bilesin ben muradımdan
Elalemle gizli gizli ardımdan
Alaylı bir dille yersen de gitmem
Gözünü gözüme vermemek için
Sevgini sevgime karmamak için
Bendeki sevdayı görmemek için
Saklanıp deliğe girsen de gitmem
Vefalı dost dediğin zat benim ben
Acı günde yediğin tat benim ben
Uzun yolda bindiğin at benim ben
Ağzımıza gemi versen de gitmem
Her gün sana nehir gibi akarken
İçime hapsedip yürek yakarken
Cemaline gıpta ile bakarken
Bu aşkı yokuşa sürsen de gitmem
Benliğimi yere sersen de gitmem
Ertuğrul
Kırsan binbir yerden kemiklerimi.
Zincire vursanda bileklerimi.
Yerine getirdi dileklerimi
Başıma bin bela örsende gitmem
Kapında kul oldum bu mu bedeli.
Ben seni sevmişim ezel ebedi.
Yılma gönül tahtım yıkma mabedi
Beni teneşirde görsende gitmem
Kavi66