5
Yorum
33
Beğeni
0,0
Puan
919
Okunma
kalbimi ç’alarak
aşkın deli gömleğini giydirdin bana
şimdi de canımı ister
kirpiklerin ok olmuşta
çekmez hançerini benden
hangi çağdasın, hangi bağdasın
kokunu çektim de düştüm çöllerine
hasretinin vahasında mecnunum işte
ne bağım kaldı, ne bahçem
bana da sevdanın günahları kaldı
demledim yine çaylarımı
baktım da ufukların sırlı aynasına
görünür ince belli bardakta
raks ederek
hayali bir zaman
dağıt artık şu gök kubbenin sislerini
aç artık pas tutmuş aşkın gönül kapılarını
bir ilahî sürmedir belki de gözlerin;
hilâl ekledim kaşlarına
gül tutturdum ipeksi saçlarına
kırmızı halılar serdim yollarına
görmez misin daha ey asi!
bilmez misin?
aşıkta usanır bir gün
kesilir bülbülünde dil-i yâre yetmez nefesi
cem edersin başında
âli gülden olur figanın
sonra da gelirsin mezar başıma
bilmedim kadrinde, büyüttüm kini
çarmıha gerdim de, öldürdüm seni
göremedim bende, sendeki beni
vuslatta yalanmış, cennette artık!
yazarsın değil mi?
yanık türkülerin ucunda
sabıkasız gönlümden
hayaline bir mum yaktım
sende söylersin artık
hasret t ü r k ü l e r i n i...
10/08/2022 (Mazinin Günlüğü)