14
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1205
Okunma

Bir eskiciye sordum;
Eski istanbulu arıyorum
Sende mi
Dedi ki....
Eskiler alırım
Gözlerinden eski
Eski ne varsa
Eski sevda
Eski diyar
Eski güzler
Eski korkuları alırım
Eski hıçkırıklar
Eski masallar alırım
Bayraklardan eski
Eski ne olursa
Eski mutluluklar
Eski bayramlar
Eski zamanlarım
Eskidi artık eskiciler
Bit pazarları eski
Bir antikacıda
Eskici bir adam gördüm
Onun gözyaşlarını bile alırım
Gözyaşlarım eski
Eskiden diye başlayan
Anıları alırım şimdi
Sokak sokak
Çeşme çeşme
Eski İstanbulu alırım gönlüme
Hiç kimseye duyurmadan
Hiç kimseye para vermeden
Bir falcıya sordum...
Sevdiğimi kaybettim
Eski bir sevdiğimi bu şehirde
Dedim bulabilirmisin?
Dedi ki
Bir sevda vardı
Bu eski zaman şehrinde
Şu yosun tutmuş havuzda
Boyası dökülmüş park sıralarında
Boşa oynayan sinemanın arka koltuklarında
Çocukça yaşanmış bir sevda vardı
Bir sevda vardı
Banliyö trenlerinde filizlenen
Ada vapurlarında püfür püfür
Üsküdar iskelesinde bir kış günü
Kardan bir canlı adam yaratan
Bir sevda vardı
Hiç yaşanmamış
Ve bir daha hiç yaşanmayacak bir sevda
Başka sevdaları kıskandıracak
Kavgayla karışık
Bazan barışık
Eski bir sevda vardı
Hatırlarmısın
Her yanı İstanbul
Bulut bulut
Bir sevda vardı
Ayrılığın vurgununu yemiş
Lodoslara tutulmuş
Yağmurlarda yıkanmış bir sevda vardı
Bir sevda vardı
Minarelerin gökleri deldiği bu şehirde
Buram buram küncülü simit kokan
Soğuk çaylar semaverler dolusu
Bir yanı hasret
Bir yanı gurbet
Bir sevda vardı anlatmaya doyamadığım
Yaşamaya......
Hiç yaşayamadığım
Bir plakçıya uğradım
Taş plaklarla doluydu vitrinleri
Dedim eski İstanbul şarkıları var mı
Dedi ki
Bir başka huzur verir
Eski İstanbul şarkıları
O günleri yaşayamadım diye
Üzülürde üzülürüm
Yaşayanları düşünürde
Kıskanırda kıskanırım
Her dinleyişimde bilmem neden
Gözyaşlarım boşanır
Yorgun gözlerimden
Şamdanlı cariyeler geçer
Gölgeleri kendinden büyük
Ve kendinden önce
Lambadan çıkan cin misali
Telveli kahve kokusu yayılır
Yavaşça duyularıma
Buhurdanlıklarda yükselen tütsülerle karışık
Arap halayıklar ve öksüz beslemeler
Resmi geçit eder düşlerimde
Eski bir rahle üzerinde
Kurana durmuş
Nur sakallı- beyaz mı beyaz-
Dedemi hatırlarım ister istemez
Sonra uzun Ramazan geceleri gelir
Kestane kebap/ yemesi sevap misali
Çaylar kaynar usuldan bakır semaverlerde
Ve kanun nağmaleriyle
Eski İstanbul şarkıları
Bir hicaz/ bir nihavent
Huzura salar kalbimi
Alır götürür bu karmaşadan
O sakin günlere
Mest eder beni
O eski İstanbul da
eski bir İstanbul sevdasını yaşadım
eski İstanbul şarkılarını dinlerken
seni düşünüp...
hiç eskimeden...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.