11
Yorum
27
Beğeni
0,0
Puan
1028
Okunma
Şuarâ oturmuş ... manzûm faslına
Uçmuş hayallerin ... mâ-sivâsına
Teşbihler bî-hudûd ... acîb aslına
Mecâz şaşkın, cinâs şaşkın, giz şaşkın
.
Şâirân taht kurmuş şer vâdisinde
Meclis-i melâmet zûr vâdisinde
Melânet kol gezer nâr vâdisinde
Mısra şaşkın, mânâ şaşkın, söz şaşkın
.
Ol şâir temmuzda burçak biçmemiş
Eyyâm-ı bahûrda çölden geçmemiş
Yandım demiş buzlu şerbet içmemiş
Ateş şaşkın, alev şaşkın, köz şaşkın
.
Sevdim diyor hem de lânet okuyor
Bî-meâl kelâmla .... imge dokuyor
Bir dürr-i güftârı ..... zifte sokuyor
Kalem şaşkın, kâğıt şaşkın, göz şaşkın
.
İdris Esen, Eylül, 2022, Erenköy
.
mâ-sivâ: var olan, bilinen şeylerin ötesi
acîb: acayip, tuhaf, yabancı
bî-hudûd: sınırsız
zûr: yalan, asılsız söz
meclis-i melâmet: kınama, ayıplama meclisi
eyyâm-ı bahûr: yılın en sıcak günleri
bî-meâl: manasız, saçma
dürr-i güftâr: inci gibi güzel söz
Usta kalemlerden:
Hayale getirmez yâre visali,
Tîğ ü teber elde cellat timsali,
Kuşanmış kelamı mavzer misali,
Silah şaşkın, namlu şaşkın, gez şaşkın. // Hilaloğlu
...
Şer sözcüklerine övgüler düzen
Hayra geldiğinde ağzını büzen
Sakar’da bulunur sizleri üzen
Uyak şaşkın, dize şaşkın, öz şaşkın …Seğmenoğlu (Dr.Osman Akçay)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.