1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
381
Okunma
Ben hep elli yaşında idim.
Kaç doğum aldıysam avucuma
O kadar da ölüm biriktirdim zulamda
Kadının hesap sorduğu dergahlarda eğdim yüreğimi
Kah arşa çıktım, dile geldim lal olmuş gökyüzüne
Kah yerin yedi kat altına indim, har ile yaktım arsız bedenimi
Tek başına idim yalnızlığın masallarının okunduğu yerlerde
Yedi başlı ejderha diye koyuverdim önüme atalarımı
Her başında bir dert, bir derman var idi yedi katmanlı benliğime öykünen
Kırmızı idi ölüm ve doğum idi maddeleşen ruhuma
Suçluluk hissederdi turuncu, doğduğu için varlığın içindeki çaresizliğe
Güneşe inat sarılırdı tüm gölgelere sarı ve benim derdi acıların bütünü
Sonra sevilmeyi özlerdi yeşil ve dururdu o ejderhanın dördüncü kafası olarak yüreğimde
Dile gelirdi gelmesine de bir türlü anlatamazdı derdini mavi ve sus pus olurdu sevinçlerim
Bir gün derdi lacivert olanı bir gün sana gösterdiğim her şeyi anlayacaksın, korkularına değil duyamadığın rengime yanacaksın diyerek dolanırdı iç sesimin duvarlarında
Ve
Yedinci olanı mor bir heyula ile coşardı uyan kalbinin tutsaklığından, kurtul bedenin dört yapraklı dilek yoncasından, fark et derdi ateşin de rüzgarın da kölesi olmakta.
Dedim ya masalın kendisi idi varlığım
Yedi katın üstüne cenneti
Altına cehennemi inşa edip
Ruhumu zihnimin derinliklerine saklayıp
Uyuyan güzel masalı ile çağırıyordu Kaf dağının ardına beni
Yaşım hep elli, ömrün son demindeyim ol an içinde
Yaşım hep elli
Hep elli...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.