6
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
391
Okunma
Nefis adlı düşmandan yüklenerek zulmeti;
Kurtulmayı isteyip, girdik ulu şehire;
Nazar gâh-ı İlahi lütfedince devleti;
Arınmaya azmedip daldık nurlu nehire.
Bezm-i ezel yurdunda ahd-i peyman etsek de;
Seyr-i Mukadderatta her bir yere yetsek de;
Sır-ı İlahiyye’ye ayan olup gitsek de;
İmtihan aleminde talip olduk zehire.
Lanetlenmiş hasımım hiç bırakmaz peşimi;
Zaafiyyet illeti ne zor etti işimi;
Şaşırarak dünyadan, ukbaya gidişimi;
Aydınlığı kaybedip giriverdik zifire.
O öyle bir Allah ki, rahmetler verdiğini;
Ruhundan üfleyerek halk edip, derdiğini
Kor ateşe koyar mı, habibi gördüğünü;
Bir mübarek gecede hürmet ile Beşire.
O gecede kurtarır, af isteyen kulunu;
Rızık isteyenlerin açar nimet yolunu;
Şifa isteyenlerin ayağını, kolunu;
Arzularsa çıkartır karanlıktan fecire.
O yıl doğacakların hesapları görülür;
Rahmet-i Rahman ise, bir defteri dürülür.
Şahlanan İslam atı kurtuluşa sürülür;
Sım sıkı sarılarak zikir ile tekbire.
Osman Bölükbaşı Dara
14 Mart 2022/İstanbul
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.