0
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
2890
Okunma
Yağmur yağarken ıslanan doğaya bak,
çıkan gökkuşağına, renklerin armonisine,
toprağın kokusuna...
Sicim sicim ıslanan
yüreğimin sesidir.
Kelimelerin piyanosunu çalıyor şiirlerim,
aşkın melodilerine dokunuyorum.
Duygum, gözyaşım, huzurum ilhamı oluyor.
Gözlerinden başlıyorum yazmaya satırlara,
gülüşler sarıyor kalemimi;
neşeli bakışlar, gül kokulu gülüşlerin,
naif sesin sesime dokunuyor.
Yaprağı düşmeden topladım yüreğin rüzgârını.
Tahammül ediyor güneşim,
yıldızlar konuşuyor bizden,
ay bakıyor yüzümüze,
birlikte güzel günlere...
Dudaklarıma sus işareti koyamam, dudakların ıslanır.
Ellerinin çiçeğini koparamam, ellerim kokusuz kalır.
Dilim harap olmaz; dile gelir sesimden,
sevginin gücünü hissederim.
Bilincini yitirmez, aşklarda nefeslenirim.
Gururumu yıkar da koşarım kucağına,
çocuksu bakışlarda,
temiz niyetlerin pususunda...
Duyarım tenini, tenime sarılışını.
Âşıkların kapısında yanarız,
bitap düşer, tutuşuruz deminde,
tüm benliğinde.
Koca dağların evine sığınır hayallerimiz.
Korkularımız biter, yakılan aşk ateşinde uyuruz.
Savruluruz inadına,
âşıklar diyarında.
Ömrümün neşesi,
ruh eşim,
canımın içisin.
Taha Kekeç
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.