9
Yorum
39
Beğeni
5,0
Puan
1325
Okunma
bildiğin sonbahardı böyle ayva tüyü
bir yolda yürüyordu memed bildiğin memed
çıplak ağaçların yalnız üşüdüğü
cebindeydi elleri yüzü buğday rengiydi
gülüyordu adam akıllı gülüyordu hayret
memed içerde değil miydi
saçları dalga dalga bıyıkları kıvrık
gözler aynı göz kaşlarıda tamam
mahpusa girmeden önceki halin
adım gibi biliyorum unutamam
memed’ tin sen anladım bunu
biri daha vardı yanında biri daha vardı
parkasının yakası yukarı kalkık
yüzünü hatırlayamıyorum kim olduğunu
yabancı değil sanki çok öncesi tanıdık
nurten’den mektup almayalı iki ay oldu
belki unuttu beni belki birini buldu
yoksa ragıp’mıydı marangoz ragıp
şiirlerini yaktığım sabah akşam
cenova’dan gelmişti belki kalkıp
lambalar söndü birden kayboldu
biri daha vardı yanında biri daha vardı
zeliha diyeceğim eğer tanımasam
izmir’den döndü diyeceğim okulu bırakıp
zeynep olsa bilirim böyle örtülü bakmaz
yediğim ekmek gibi ağzımda tadı
kayıtlı desem zaten türkiye’ ye giremez
biri daha vardı yanında biri daha vardı
Boğuk bir ses kulağım gramafon
olmadık şeyleri hatırlattı olmadık zamanlardı
gece yarısı saat üç buçuk telefon
kayıtlı
5.0
100% (12)