Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkada kalmayacak. m. kemal atatürk
sadikozen
sadikozen
VİP ÜYE

ESKİ BAYRAMLAR

Yorum

ESKİ BAYRAMLAR

( 1 kişi )

0

Yorum

8

Beğeni

5,0

Puan

899

Okunma

ESKİ BAYRAMLAR

ESKİ BAYRAMLAR

ESKİ BAYRAMLAR
Dr. Sadık Özen

Yeni bir “Kurban Bayramı” bugün,
Şükürler olsun bizi eriştiren Yüce Allah’a.
Mutluluk günüdür bayramlar,
Eski bayramlar gibi değillerse de..
Hiç olmazsa evlatlar, torunlar ve yakın dostlarla kutlanıyor,
Ve de telefonla, sosyal medya araçlarıyla hatır alınıyor.
Bu bile mutluluk veriyor insanlara,
Birlikte olunmasa bile..

Dünya değişti artık;
Geleneksel kültür, örf ve adetler kalmadı.
Bayram diye bir araya geleceklerine insanlar,
Adeta birbirlerinden kaçıyorlar.
Kimileri yazlığına, kimiler lüks tatil yerlerine ve çok yıldızlı otellere,
Kimileri de yurt dışına gidiyor.
Özel yatı, uçağı, özel malikaneleri olanlar da çoğaldı artık.
Parası olanlar diledikleri gibi yaşıyor.

Geçmiş yıllarda çok özel günlerdi bayramlar.
Bayram geliyor diye
Günler öncesinden hazırlanırdı insanlar;
Analar, babalar ve illa da çocuklar.
Büyükler maddi olanaklarını hesaplar bir taraftan,
Nelerle sevindirebileceklerini planlar aile bireylerinin.
Çocuklar hayalini kurardı;
Yeni bir elbise, kırmızı bir terlik ya da yeni bir pabuç giymenin.
Onları arife gecesi yastığının altına koymadan uyumazlardı.

Marka önemli değildi onlar için,
Zaten marka nedir bilmezlerdi ki.
Ne cep telefonları vardı ellerinden hiç düşürmedikleri, ne play stationları
Ne de kaykayları vardı etrafa tehlike saçarak bindikleri.
Onları mutlu eden, sadece ve sadece
Bayram için alacakları küçük bir hediyeydi.
Fiyatını ve pahasını asla önemsemezlerdi.
Çünkü maddi yanları değildi onları mutlu eden,
Bu tür şeyler onları hiç ilgilendirmezdi.

Bir kurbanlık alınmışsa eğer;
Kına yakılır, kurdele bağlanır, süslenir
Evin çocukları onları kırlarda gezdirir,
Birlikte eğlenilir, neşelenir, okşanır, sevilir
Kesilmesini asla istemezlerdi.
Hatta küser ve ağlardı yaşı küçük olanlar.
Bu yüzden,
Kurban kesilirken uzakta tutulur çocuklar,
Görmelerine izin verilmezdi.

Evin erkekleri sabah erken kalkıp,
Daha gün ağarırken camiye giderlerdi
Bayram Namazı kılmak için.
Hemen günün hazırlığına başlarlardı.
Anneler ve ablalar camiye uğurladıktan sonra evin erkeklerini,
Bütün yük onların üzerindeydi.
Son kere içmeleri için su ve bir tutam ot konurdu
Kesilecek hayvanların önlerine…

Kurbanın kesileceği bıçaklar,
En az üç gün öncesinden biletilirdi.
Hayvanın canı yanmasın ve derisi zarar görmesin diye.
Yüzülmesi için ayağından ağaç dalına asılacağı ipten
İşkembenin boşaltılacağı çukura,
Kelle ve ayakların ütüleceği ocağa kadar
Her şey tamamlanırdı.

Başlı başına bir kültürdü kurban bayramları.
İnsanlar arasında paylaşımın en güzel örneğiydi.
Kesilen kurbandan, kesemeyenler de alırdı nasibini.
Hem dinsel bir görev
Hem de sosyal bir etkinlik
Ve olanakların paylaşımıydı kurban kesimi.
İşte buradan geliyordu
Geleneksel kültürümüzün güzelliği…

Et kütüğü, et tahtası, satır ve bıçaklar,
Etlerin konulacağı kaplar,
Üzerinde söğürme yapılacak saç,
Kavurma yapılacak tencere,
Etlerin üzerine sinek konmasın diye;
Önceden yıkanıp ütülenmiş tertemiz örtüler çıkarılır
Her şey eksiksiz hazırlanırdı bir bir…

Bir taraftan kulaklar camiden gelen seslerde olurdu.
Bayram namazının bitmesine yakın
Eğer uyuyorlarsa çocuklar uyandırılır, bayramlıkları giydirilir,
Aile büyüklerinin camiden gelmesi beklenirdi.
Kurban eti yeninceye kadar oruç tutulur,
Su bile içilmezdi.
Bu bir gelenekti.

Aile büyüklerinin camiden dönüşüyle bayram başlardı.
Bu tam bir geleneksel törendi.
Yaş sırasına göre dizilir aile bireyleri,
Önce babanın, arkasından annenin elleri öpülür,
Sonra sırayla herkes bayramlaşır, kucaklaşırdı.
Sonra kurban kesme merasimi başlar,
Kurban kesiminde acele edilir,
Kesecek olana vekalet verilir,
Hayvanın gözleri bağlanır
Yüzü kıbleye çevrilir,
Tekbir getirildikten sonra kesilir,
Kanından bir damla, kestirenin alnına sürülürdü.
Böylece tüm adetler yerini bulmuş olurdu.

İlk olarak ciğeri ve yüreği kavrulup yenirdi.
Bir taraftan komşulara dağıtılacak paylar hazırlanır
Bir taraftan da eli bıçak tutanlar toplanır,
Kavurma yapılacak etler doğranır.
Bu birliktelik tadını ve bereketini artırır kavurmanın.
Hem yiyenlere mutluluk verir
Hem de zevki yaşanırdı
Birlik ve beraberlik içinde paylaşmanın.

Dini bayramlar merkezidir örf ve adetlerin,
Adeta simgesi olmuşlardır insani değerlerin.
Yakınlıkları artırır, dostlukları perçinleştirir bayramlar,
Büyüklere saygı gösterilir, elleri öpülür,
Küçükler sevilir, okşanır, mutlu edilir.
Komşu hakkı gözetilir bayramlarda,
Hatır sayılır, sevgiler paylaşılır…
Önce en yakın komşudan başlar çocuklar:
Birlik olur kapı kapı gezerler,
Ele öpüp bir ikram ya da harçlık beklerler.
Bezen bir şeker, bazen çerez ya da küçük bir hediye.
Herkesin durumuna göre,
Bir yirmi beşlik harçlık mutlu eder onları,
Hele de 50 kuruş veya 1 lira iyice keyiflendirirdi.

İkinci ziyareti genç delikanlılar yaparlar.
Onlar da gurup oluşturmuşlardır aralarında,
Ama gidecekleri yerleri ve sırasını seçerler,
Daha çok akranlarının olduğu yerlere giderler.
Sonra büyüklere gelir sıra
Önce komşuların en yaşlısına gidilir
Arkasından en yaşlıdan başlayarak akrabalar ziyaret edilir.

İşte böyleydi eskiden bayramlar;
Anlatmak istedim gölümce,
Çocukluğumdan başlayarak, inceden ince…
Başarabildim mi bilmiyorum,
Uzun diye kınayanlar olabilir belki,
Belki beğenenler de çıkar aralarından.
Ama daha da kısa anlatılamaz ki…

21 Temmuz 2021
Turgut Reis, Armonia,


.






Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Eski bayramlar Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Eski bayramlar şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ESKİ BAYRAMLAR şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL