31
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1799
Okunma
Bu ne bir hâyâl, ne de rüyâ
yaşadığım gerçek(!)
yokluğuna uzanıyorum
ne uyumak geliyor içimden
ne de kalkmak yerimden,
dönüyoruz bir boşlukta
sen güneşsin, ben dünya!
Bakınca gözlerine
derin bir kuyuya inercesine
basamak basamak
ve dönercesine
inerken bastığın
taşlara basarak basarak..
Bir kez içine düşünce
alır beni gözlerin
tel tel ince ince
saçların gibi
sarar beynimi binbir düşünce
gece boyu kopamam senden
tek vücut olur iki ayrı beden !
-II-
Hani uçurumların kıyısında
tutamazsın da kendini
haykırmak gelir içinden
ve sonra dağlar taşlar
söyleyip adını
derin kuyulardan seslenircesine(?)
paylaşır yalnızlığını;
böyle bir şey seni düşünmek!
Hani yaya kalmışsın
kızgın, sıcak çölde aç
susuz , yorgun, bitkinsin
tükenmiş umudun
adım desen
çekmiyor dizlerin daha
yığılıp kalırsın ya kumlara
...
tam işte o sıra
bir kervan
geçip gider de yanından
bakakalırsın ardından,
böyle bir şey seni yitirmek...
Hani yapayalnız
çakmağın ve sigaran
savrulursun duman duman
bir rüzgâr eser de umuttan
kaybolur gider ya duman
böyle bir şey;
sesini duymak, savrulmak, kaybolmak !
Hani insanlar pençesinde açlığın
her yanları kar basınca
düşlerinde karabasan
kar altında çimenler
cami saçaklarına sığınmışken
serçeler, kumrular, güvercinler
...
ve yüzlercesi insanların
lokma koymadan ağızlarına
meyhane önlerinde uyuyakalmışlar
ışık sızan pencerelerde
üşüyüp ölen kuşlar gibi;
böyle bir şey, uykulara dalmak sensiz...
Uyanınca kış mevsimi
bir tas çorba arar ya insan,
sabahın kapısını aralayan bir kişi
karların üstüne
avuç avuç buğday serpiştirir
köprüaltı çocukları gibi
kuşlar gelir kanatlanıp ardından;
böyle bir şey
seni aramak yalnızlık sabahlarında ...
Hani bazen batarken güneş
ufukta Dolunay
gülün aşkıyla bülbül kanar ya
böyle bir şey
akşamların ufkunda gönlüme doğuşun
gece boyu beni aşka boğuşun
sen güneşsin ben dünya
ve yüreğim susmak bilmez kanar/ya ...
Şaban AKTAŞ
07.02.1997
AGSS SERİSİ