0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
477
Okunma
kaybolma isteğinin muğlak bir tarafı yoktur gönlü kelime tutan adamlar görünürlüğü taşıyamaz gelecek de geçmiştir diye seslenir hazreti ölüm
bir gece iskeletiyle zihnimde dolaşan sokak
ufkuma korkudan korkuluklar bıraktı bilmediğim bir kadına sığındım o kadına seslendim sözcükler bizi akraba kılar
karışık bir kıyametin içindeyiz
yıkılıp yapılıyor yapılıp yıkılıyoruz
tanrısına gücü yetmez
insan evladından öç alır şeytan
kente ayna tutan kenti halinde banliyö çocukları gri gölgeleriyle kenti cama çizmiş hükümet konaklarının gözlerini kamaştırmıştır
balta girmemiş şehirlerin arka sokaklarında ev içleri şampanya renginde mutfak soğuk pencere kapıdan büyüktür
mayınlı saha tel örgü aramızda uçurum kazmışız azrail adaletinden önceki zamanlarda eşitleyen toprağın adıyla
sınır boylarında tahdit bekçileri alameti farikasıyla sürü veya sıradan demiştir artta* kalanlara sen habilsin sen kabil
yıkılan payitahtın boğazlanan atların
enkaz ve cesedine yer kalmamıştır memleket mülkünde kaltağı kırılmıştır süvarilerin
gül zehirlenmesiyle divandan düşen aşk mü’minlerinin sevda tasalarından başka dertleri yoktu devler ve develer zamanıydı
takım elbiseye sığdırdığımız distopya kusuyor çağa arı vahyini duymuyor yapay zeka koynunda neşe ve nane kokusu ölecektir
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.