11
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
483
Okunma
Çarşıda garipler sokağıydı burası. Mavi şemsiyelerin düşen gölgesinin serinliği vardı sokakta.
Çocuklar oynar, gölgelenirdik bankta.
Damağımda kalan tadıyla, yollar buraya getirirdi ruhumun huzur bulduğu masalda.
Ey Sen Kahve Gözlüm
Derdim idin, dermanım oldun.
Duyduğum iç sesim.
Gözbebeğim
Tenime üfleyen rüzgârım
Yangınım, kıblegâhım.
Şimdi yaralı kalbim çoktaan orta yaşı bitirmek üzere tırmanıyor surlara.
...
Aylar yılları kovaladı aklımda.
Bir ömür düşündüler ardından, gidip kalmak arasında geçen yıllar yangınımda.
Bu şehrin yıldızlarına uzaktan bile bakmadım yokluğunda.
Giderken şehirden, ceketim çantam ve içinde anılarım geldiler yanımda.
Geri dönmeyi düşünen gelmesin diye tembihledim herşeyi,
Anılarım kabul etti dönmemeyi.
...
Yollar bizi yıllar evveline götürdü.
Burnumun direğinde sızlayan kokun,
zift karası gecelerde yangının.
Lavanta bahçelerinden geçerken lepiska saçlarına dolanmıştı hayallerin.
Kahve çekirdeğim derdim boncuk gözleriyle ağlarken,
Cezveden taşan kaynamış kahve gibi birden boşalırdı yaşların.
Yılların yorgunluğu süzülüyordu kahvelerinden.
Şişmişti göz altı keselerin.
Bakmaya doyamadığım pürüzsüz yüzündeki solgunluk,
Yıkılan hayallerindeki yıpranmışlık, nice badireden çıkan gençlik aşkım,
Ne çok tükenmişliği görmüştüm.
...
Hayalleri vardı gençliğimin
Herkesten farklı edası
Panjur istemez bir oda yeterdi
Her şeyime yaren, ruhumda gezen.
Sen!
Daldığım yollarda omuz başıma dayanan, göğsümde ağlayanım.
Derdimin dermanı kahve gözlüm
Ruhuma üflenen alın yazım, kaderim
Amel defterimde son günahım!
Dediler ki sana; "bir gün beyaz atın nal seslerini duydu üstünde prensi gördü. Beyaz at ve sırtındaki prensiyle açılmış kollara atlayıp gitti"
İnanmadım lakin yalnızlığı da seninle yaşayandım.
...
Kokuların içinde en sevdiği lavanta
Korkuları yüreğinde,
Çiçeği sularken konuştuğu begonya,
lavanta aşk gelirdi ona
...
Rengin en koyusunda olan saçları lavanta kokardı
Aahh o lepiska saçların!
Omuzlarından aşağı saçılırken buklesi başlardı sarkan,
Nasıl sever kıyamazdım.
...
Solgun ceketin içinde ateş böceği gibi uçardın
Papatya ve sarı lale ile birlikte çiçek tarlasında kaybolur, melek gibi görünen kefen misalı beyaz gömleğiyle dönerdin yanık yüreğin ceketi elinde.
Her dönüşünde akşamın serinliği ile sevgi yudumlardım nefesinde.
...
Dediler evlenmiş atın sahibiyle.
"-Anlatabilseydim, görebilseydin, nasıl kırlangıç gibi süzüldüğümü yüreğine
nasıl ayaklarının ucunda kök saldığımı bir lavanta misali." derdin.
Kızdım, içerledim hatta çerledim.
Kandı, suya kanar gibi.
Parmağımda hayalleri kaldı.
Saçlarına dolandı parmağım
Saçında kaldı.
...
Ey sevgili
Dilemezse yaratanım dermanı kim verir söyle?
Sığdıramam yaşadığımı bin ömre
Ömr-ü muhayyelim idin sensiz geçen her sene
Ahlarım vahlarım çıkarken göğe sağanak olup yağmaz mı yere?
Ömrümün törpüsü,
Gönlümün muhabbeti
Ruhumun kadim dostu misafiri.
...
Yolum düştü yine memlekete
Hüzün sokağından geçtim
İlk defa sensiz
Yanımda utangaç gençliğim
Seni yadettim, ölmüşlerinle.
Yaşıyor musun?
Duymadım burdan! göçtüğünü
Demedi kimse öldüğünü
Çok özledim
Yüreğim yangın yeri
Gönlüme inen sevda yelim
Kara bahtıma ışıksız nurum
Sinemde kavrulan közüm,
Çınlıyor kulaklarımda
Gecemi aydınlatan naif sözün
Gah ağlar gah inlerim
Zindan oldu sensiz gecelerim
Dolandı canıma aşk zincirin
Senin elinde divaneyim
İçin için içim kanar
Hakk’tan dileğim,
Seni vurmasınlar
Yarama dokunmasınlar.
Tenim yangın yeri
Diller lâl
Yürek zindan olmuş
Yaşıyorsan kalma na mekan
Göçtünse inşaallah cennet mekan
Dilerim Allah’tan.
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.