0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
474
Okunma

EVDEKİ HESAPLAR
Bir hesabı vardı
Anne ile babanın
Elde tırmık yabanın
Pulluğun karasabanın
Atılacak tohum
Boylanacak başak
Biçilecek deste deste
Yığılacak yığın yığın
Harman olacak
Dövülüp ayrılacak
Sap ile saman
Savrulup elenecek
Öğütülecek tane
Çoluk çocuk
Sadece ondan
Beslenecek bütün hane
Bir çift öküz ile
Bir karasabandan...
Bir hesabı vardı
Yaylada obanın
İçinde sobanın
Dağda çobanın
Sırtında abanın
Kıl çadırın
Önünde sürü
Ardında yürü;
Bütün hesap
Bütün aile
Baştan sona
Uyum içinde
Akıp gidecek
Uyaklı bir şiir gibi
Olan oldu sonunda
Tanrı baba yok mu
Bir hesabı vardı O’nun da
İnsanlar plân yapar
O gülermiş sadece,
Emrindeymiş güneş
Onun bildiği yönde
Dünya onun
Çizdiği yörüngede
Gündüz gece
Döner ha dönermiş,
Öyle de bir hız var
Yan dese yanar,
Sön dese
Sönermiş bütün yıldızlar!
Ve sonuç; evdeki hesap
çarşıya uymadı
Altüst oldu
Her şey toz duman,
Seslensem de ne kadar
Sağır kulak duymadı
Yıkıldı yuva
Çil yavrusu gibi
Darmadağın ortalıkta
Kalakaldı yavrular
Başlangıçta bun’ların (?)
Hiç biri yoktu hesapta!
Bir hesabı vardı Tanrı babanın
Karasabanın
Bir de bahtı kara Şaban’ın...
Zor günlerin adamıyım
Bakmayın güldüğüme
Kolay gelmedim bu güne!..
Şaban AKTAŞ
14.11.2020 - 20.38
Görsel: Şimdiki halim..
"EVDE KAL!"
Uzun süre kapalı kalmak
Her insanın harcı değil;
Alıştırılmak bu
Yeni Dünya Düzeni’nde
Adım adım mahpusluğa!
Ya önceki alışkanlıklar
Bu yaşa gelinceye kadar
Ne böyle bir zülüm yaşadık
Ne de bu kadar çok
Ecelsiz ölüm gördük!
Alışmışmışın huyu
Kudurmuştan beter
Elitlerin soygunculuğu
Yeter artık yeter!
"Bir yolu olmalı
Sabaha sağ çıkmanın"
Elitlerin elindeki
Bu sömürgen, kalleş
Kahpe düzeni yıkmanın!
Hep sustuk
Yedik içtik, kan kustuk;
Ey dünya halkları
Karanlıktan
Aydınlığa çıkıp
Hep birlikte haykıralım;
Bu mahpusluğu
Bu esaret zincirini
Halka halka kıralım!...
Bir mum yak,
Defolup gitsin
Dünyanın tepesindeki manyak!
Şaban AKTAŞ
14.11.2020 - 77.49
() Kırık Pençe adlı şiirimden
(2002 Aykırı Sanat 3.ödülü)
DAMLA DAMLA
Her şey azalır
Ya da artar
Damla damla
Göl olur zamanla...
Sarkıt, dikit de büyür
Gökten yere
Yerden göğe;
Damla damla
Kavuşurlar zamanla
Üretttikçe artar
Tüketttikçe azalır
Bir bidon zeytinyağı
Her gün yesen bir kaşık
Yıl sonunda
Elde kalan bulaşık...
Aha işte şimdi ben
Geç de olsa anladım
Elde kâğıt elde kalem
Sözcükleri dizerken
Damla damla damladım!
Ne demiştim bir şarkımda;
"Kâğıtlara yazılanlar
Islanınca siliniyor
Yüreklere kazınanlar
Islanmadan sezilmiyor yâr"
Şaban AKTAŞ
14.11.2020 - 16.31
() 1998 de yazdığım bir şarkımdan bir dörtlük..
GÖNÜL SİNERİ
Büyük bir huzur içinde
Yutuyorum lokmamı
Ekmeğimi batırıp
Yağına zeytinin
Çok şükür
Ağzımın tadı yerinde
Yediğim her nimetin
Ayrıdır değeri
"Bereketli Topraklar Üzerinde"
Ne mutlu ki bizlere
Bağımız bostanımız
Ağacımız taşımız
Dört mevsim yeşil
Türlü yaprağımız var..
Canla başla
Üstüme düşeni
Yapmış olmanın
Kıvancı gönenci
Ölçülemez hiç bir şeyle...
Benim tartım
"Sevda ile düş ile"
Arı, kuş
Çiçekle, böcekle,
Doğanın güzelliği
Evrensel ölçekle...
Boş kişileri takmam
Adam olmayanı silerim,
Altın olsa bile
Hakkım değilse
Dönüp bakmam!..
Yediğim lokma
Elimin emeği
Sözüm geçer parama
Tanrı helâlinden eylesin
Yediğim yemeği
Baktırmasın harama?!
Bir dilim ekmek
Beş on tane zeytin
Bir bardak çay
Neler neler söyletir
Anlayana, adama!...
Şaban AKTAŞ
14.11.2020 -15.20
() Ahmed Arif
GİDİP DÖNMEYEN KUŞLAR
Kuşlar göçüp gitti bizim ellerden
Yalnızca türküler kaldı dillerde
Havalandı gövel ördek göllerden
Can yakan tüfekler kaldı ellerde
Oysa her canlının yaşam hakkı var
Kuşların da beyni ile aklı var
Giden geri gelmez çok ıraktırlar
Turnaların adı kaldı dillerde
Nerede dağın kardelen gülü
Mor çiğdemi lale süsen sümbülü
Dağlar delik deşik toz duman külü
Bülbül bile uçmaz oldu güllerde
Aktaş aç ağzını yumma gözünü
Hakkın aşığıysan söyle sözünü
Dile getir yüzsüzlerin yüzünü
Zalim rezil rüsva olsun dillerde
Şaban AKTAŞ
14.11.2020 - 13.21
ÇİVİSİZ DÜNYA
Çinliler ile güzeldik be ya...
Ah yine gelseler
Defolsa b/aşımızdan
Bu korona musibet!..
İki yıl önce
Ne güzeldi anılar
Her güzel geçen günün
Bir de kötü yanı var...
KAOTİK SÜREÇ
Dengeler alt/üst
Kaostan geçiyor dünya
"Şaştık Allah şasırtmasın!"
Dilinde herkesin!
Kabarınca öfke damarı
Ağır olur şamarı feleğin
Yıldızlar uçuşur tepende
Gökten taş yağar...
Bakmaz kurusuna yaşına
Böyle gelir ancak
Hırs ile çivisi çıkmış
Dünyanın aklı başına!
FELEĞİN İŞLERİ
Benden söylemesi
Bu kış çok soğuk olacak
Deprem, fırtına, sel
Dünyayı kasıp kavuracak
Tuz buz ortalık
Darmadağın;
Ne kadar güçsüz
Aciz olduğunu
anlayacak insan!
Alacak ölçüsünü boyunun
Bir kasap vitrininde
Asıldığı gibi kendi
Bacağından her koyunun!
Kurtlar üşüşecek
Açlıktan
Çürüyen leşine!
Kim ne diyebilir ki
Var ve yokeden
Feleğin işine?!
Ey insanoğlu
Ey edepsiz
Durup dururken
Hiç bir şey
Olmaz sebepsiz!
..
Etkiye tepki
Sen teptin, o/da tepti!
Yitirmemen gereken
Bir şey varsa
O da edepti!..
Şaban AKTAŞ
14.11.2020
11.33 -12.33
AÇ GÖZÜNÜ YUM GÖZÜNÜ
Ben yumdum gözümü haydi sen de yum
Sabaha dek aynı düşü kuralım
Bensiz olamazsın sen biliyorum
Biz bizi en güzel düşte bulalım
Hayâller gerçeğe dönmez mi döner
Her can sevdiğini ruhuna gömer
Bu yürek yangını seninle söner
Düşler gerçek olsun mutlu olalım
Ben açtım gözümü haydi sen de aç
Sabah oldu gönlüm gözlerine aç
Ruhum gece gündüz tek sana muhtaç
Açlık içinde bir tokluk bulalım
*
Büyülü gözlerin baktıkça derin
Büyüyor içinde günle kederin
Gözün güneşiyle gönülde serin
Gece gündüz ay’la güneş olalım
Öyle/sine büyük eliyle kolu
Güneşten geçiyor bu aşkın yolu
Her ayın Ondördü ayların gülü
Aşk ile ışıktan murad alalım
Aktaş düşün ile kaldın başbaşa
Bakmaz mı kimseler gözünde yaşa
Taş yerine güller dikilsin başa
Aşka hayat veren toprak olalım
Şaban AKTAŞ
14.11.2020 09.49
5.0
100% (1)