1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1614
Okunma

Yürekte son kalan dermanı alıp;
Gidilir mi böyle söyle vedasız…
Tabuta yürekte paslı çiviyi;
Çakıyorum işte sessiz sedasız…
Sensizken noksandır soyadım, ismim;
Meyhane meyhane dolaşır cismim;
Duvarda çarmıha gerilmiş resmim;
Bakıyorum işte sessiz sedasız…
Dilimde bir ömür saltanat adın;
Ne zaman tükenir bilemem yadın;
Kolumda yalnızlık denilen kadın;
Takıyorum işte sessiz sedasız…
Mutluluk ölmekten ne zorsa artık;
Hasretin yanıyor ve korsa artık;
Mektup, resim, şiir ne varsa artık;
Yakıyorum işte sessiz sedasız…
Sanma ki dünümden kaldı huzurum;
Neydi bilmem suçum neydi kusurum;
Senden sonra paydan kalmış kesirim;
Çıkıyorum işte sessiz sedasız…
Tasvirin imkânsız sığmaz hayale;
Taşınmaz yüklerin gelirken dile;
Kimi gün toprağa kimi mendile;
Akıyorum işte sessiz sedasız…
Vuslatım hercai özlem engerek;
Sabrım kazma oldu düşlerim kürek;
Dünyamı temelden oynatmam gerek;
Yıkıyorum işte sessiz sedasız…
Bazen Müslüm Baba bazen Neşet’i;
Ayırmak mümkün mü kemikten, eti;
Bağrıma emanet son emaneti;
Sokuyorum işte sessiz sedasız…
Ali ALTINLI – 09.08.2020
Saat: 22:16
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.