1
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
688
Okunma
Bugün bir pazartesi...
Ömrüm de, hep bu pazartesi gibi geçti.
Sabah namazından sonra Güneş görünmedi yüzüme
Gün mahkumluğa kara bulutlar ile başladı.
Yağmur yağdı, ıslandım biraz.
Yağmasa bu yağmur, yine ıslanacaktım, biliyorum.
Kararan bulutlara bakarken,
Arkasında güneşin olduğunu biliyordum, bekledim...
Sabırla hep beklediğim gibi, bekledim...
Rüzgar esti, gözlerim doldu, bekledim!
Üşümeye başladı avuçlarım, dayanamadım.
Düşündüm, çok düşündüm.
Bulutlara alışmış gönlüm,
Onları dost edinmişim.
Usulca kaldırdım başımı,
Ne güzel bulutlar dedim kendi kendime.
Gökkuşağını aradı gözlerim, sığındım acizliğime
Bekledim, ne yaptıysam görünmediler gözlerime
Nede bir gram ısınan gönlüme...
Beni soran seslere uzandı gönlüm.
Koştum, gülümsedim tüm kalbimle
Onlarda aldatınca beni, çaresiz kaldım.
Onca gönüllerde yok olmanın saniyelerini
Emellerimi onlarla birlikte yitirdim.
Yine de durmadan bekledim.
Bir anda bir ışık vurdu yüzüme
Dalmışken gözlerim aralandı, parlayan güneşle
Baktım, dikkatle inceledim.
Müthiş yaratılmıştı.
Gözlerim kamaştı, kamaştı lakin
Isınmaya yetmedi gönlüme
Bir daha sığındım acizliğime.
Ben bir çaresiz, anladım ki
Her günümde bir pazartesi günü.
Anladım ki her günüm bir pazartesi günü...
Her günüm bir pazartesi akşamı
Ve her günüm, bir pazartesi sabahı...
Değişmedi gönlümün baharı
Her geçen yıl aynı his,
Aynı ten
Aynı sesler.
Ben alışmaya yakın
Ölmüşe yakın
Yaşamaya yakın
Sevmeye yakın
Sevgiye yakın
Acıya yakın
Her şeye yakınken
Nedense her şey benden uzak kalıyor
Olsun.
Dedim ya,
Yaşamaya yakın
Ölüme de yakın.
Sevmelere de yakın.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.