4
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
915
Okunma
üşüyen yüreğime karlar yağarken
kaybolduğunu bilmediğim doğu’mdan
sen seyirlik güneş gibi
masmavi batıyorsun bulutlar ardından
bensizlik baharına
gittin duragan ânları serperek yollara
sen bir ömür gül
dizelere sığmadan ışık ol şiirlere
ve asılsın edebîyat tanrısıyla ilhâmlara
vuslatı hicranı duyumsayan aşklar başlığına
divanelik mesleğim usu’ndan emekli patronu virane çadırında ruhu yine sensiz
meczub nemiyle çürümeden yazıldı duvarlara kara kalemle
ve canlandı adın düne
ve yandı içimde sevdalı kışlık bir tümce
sıfır altında ucuz bir söylev romanımızın önsözüne yapışmış
soğuk nefesim çarpıyor sarkıtlara
erisin istiyorum buzlar ve a’kan yaşları toplayayım tevellütüme
ayrılıklar ram olsun mazeretime sevilsin yıldız yıldız kar taneleri
-bil ki uyurken sen her vakit rüyalar koruluğumda
kekeme kuşların kanadını kırıyordum menekşenin d’alında kalsınlar
ve kadife sesli desenlerin dökülürdü yüzümün gam’ze’lil yanına
beni şu ayrılığın hicran ağrısıyla ezildiğim hâllere düçar eyledin de bilmedin
ve gözlerini sonsuzuma kapattın mum çiçeği kokusuyla
bir de sana benzeyen sessiz cehennemdi sır’atı koşarken incinen nevbahar
huri kıyafetiyle görmek isterdim irem bahçesinde avucum içine sıkıca tutunmuş beyaz ellerin
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.