0
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
620
Okunma
taşlar inadına yağmursuz
sıkıştırılmış camlardan su damlıyor
avuçlarımı göğsüne sakla
bir dudak içimi göklerin teni dediğin
bekleyelim sırt sırta derin sessizlik
duvarlara koşanların gelmesini
kafeslerinden kopup gelirler şimdi
son taç yaprağı olunur beyaz olasının
kuş kanadı fırtınalar eser siyahlı saçlarda
bölünür can ortasından
kahveli gözlerinde yaratıcı nemi
yeniliğin kahramansız italiği
kabuğuma yaslanmayacağım
deri atan yoldan sürünerek gelmişsin
bıraktığın sözelin altı çizgili
sırt dekoltesine çok adım içeri
tesettürüne kalın harfler kazıdığımız geceler
amenna elbet yaradan tek bir
mentolünü patlatırım az sonra
dudaklarıma duman emziren kentin
5.0
100% (3)