1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
486
Okunma
Bir akşam üstü
Güneş battım batacak
Telefonumda bir ses
Haydi gel demiştin
Ben mi
Evet Yemek servisini açtım
Bana dedim
Benim ki nerede diye sordun
Verdin cevabını arkasından
Yarısı senin yarısı benim
Bir canın ikiye bölünmüş şekli
Bir tarafı sen diğer tarafı ben
Tamamlayan ız sanki birbirimizi
Bir kitabın sayfaları gibi
Okudukça okuyası geliyor
Sona biran önce ulaşmak için
Hikayenin sonuna
Sona ulaşılır mı nefes aldıkça
Hangi hikaye bir kitaba sıvar
Hele de bizim hikayelerimiz
Her kapının çalmasında
Elinde kırmızı güller….
Ve devam eder
Güneş pırıl pırıl
Hava deniz mavisi
Ama içimde bir sessizlik
Sahilde oturdum bir taşın üzerine
Başım hafifçe öne eğik
Gözler uzakları süzmeye devam ederken
Omuza yumuşak bir dokunuş
Bol kapılı zindanlarda
Tutsak hayatı yaşayan isimler
Bir ses : yabancı kalk artık
Kavuşmak istemez misin emeline
Ver elini elime
Sarıl bana
Ne kadar zor özlem
O günden bu yana
Sevinçten çıldırmışcasına
Kollarım açık
Yerimde hop oturup hop zıplayarak
Ne kadar da özlemişim seni
Sen olarak canlandırdım gözümde
Her geleni
Haydi yanıltma beni
Şimdi de sen gel
Karşılarım seni
saygın güler yüzlü sevecen
Bir o kadarda mahcup ve utangaç
Paylaşırım senin gibi
Bir tabağı
Gök yüzünde ay ışığı
Hafifçe esen rüzgar
Kollarım arasında sen
Birde çok sevdiğin yunan müziği
Olduk işte ikimizde bahtiyar
Biliyorum bırakmayacaksın
Yanında beni
Zorlama artık vazgeç sınırları
Terk etmek zor olsa da bu diyarı
Haydi git diyeceksin
Bilemem isteyerek mi
Birde kal diye bilsen
Benim sevdiğim gibi
Birde seve bilsen
Ama olsun biz iki yarım canız
Uzaktan da olsa
Sevmekten yanayız
Sami Yüce 05.09.2019
5.0
100% (2)