4
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
740
Okunma
..
içimdeki boşluğun çıkışında bekleyenim yok
örüyor görünmez duvarları bir işaretimle iki iri yüklem
adını hiçlik koyuyor mânâlı yalnızlığımın
hüzün bir yanağını tutuyor seyrelmiş huzmelerin
dünyalığın gönlünden geçiyor çok vagonlu sessiz trenler
zarifle kibar arası sınırsız yaratılar renkli baskıya giriyor
çarelik bahçesinin nur ağacında salınıyor söz gülleri
zihniyetini ayarlıyorum yüreğine baktığım insanların
ömür törpüsünden kaçan cümlenin dik başlı iğnesiyle
sökülüyor aşıklar çıkmazı örümceğinin şafaklara astığı kara örgüsü
zahmetli güzelgâhın merceğiyle ağırlıyor seyir terası
yarının göğe bakışı evriliyor bulutsuzluğa
beklentime yanaşıyor ıslak bir ayaz pembesi
suda yüzen parmak izi gibiydi ışığımın tenindeki nem
..
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.