1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1067
Okunma
ibadete hasret mabed gibiyim
ne gelen var ne kılan
namzet seyirlerin şehri gibiyim
uçurumdan yıkılan...
ayini unutulmuş kilise kadar sessiz
değiştirilmiş incildi inancı
binlerce yalan söylendi belki
seve seve inandı
yahut bir mücevher gömülüyor bağrında
çığlıkları babilden duyulan
kesilen başlar ve sökülen yüreklerin feryadı
kulağında pelesenk
inanmıyorum yazdığıma
yaşıyorum...
hayır hayır
sanırım ölüyorum...
hakikat çerçevesi
kıyısında yürüdüğün kıyamet
seni uçurumdan iterken dibi
ölümsüzlüğü oluşturan bir anı
en çok ölümlü yanı
içinde binlerce istekler var
bir bir iplerini bıraktığın
seni alıp kurtarır gibi
girdabın içine gömen...
sahi samimi bir cellat
ne kadar aşk adamı olabilir ki
sus şimdi
dinle dilin nabzını
celladına aşık genç bir asrın
tükenmişliğinde seviştiğin binlerce acı
ben bir ruhun tabibiyken
en cinayetli saatlerini karanlık
karanlıkları saklayan vecdin
vecdini uğurlayan secdin
ölme deyip duruyorsun ya hani
ben ölmüyorum
öldükçe çoğalıyor
içimdeki benleri
içinde ki senleri
karınca azminde
bir bir toprağa...
can-i
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.