0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
538
Okunma
Ses boşlukta yayılmazdı.
Boşluktaydım.
Bağırdım ama sesim duyulmadı.
Kimse yardımıma koşmadı.
Ben kendimi boşladım.
İçimde, göğsümde
Tam kemiklerimin birleştiği yerde,
Dünyanın yükü var.
Nefesimi ağırlaştıran bir şey var.
Beni ağır ağır öldüren,
Sonra tekrar dirilten
Bir şeyler.
Ve o kadar çok öldü ki bu beden,
O kadar çok küllerinden sarstı ki yeniden
Ne kara kartalda ne tekir kedide
Böyle sıkı can
Yok bedenden ayrılmayan.
Ben mutluluğuna yetmedim.
O geldikten sonra geldi güz.
Ondan sonra çalıştı saatler, aktı zaman
İlle de kara gözlüm diye inledi ortalık
İlle de o gülüş istendi.
Varsın öyle olsun.
Yaşın onunla dolsun.
Ellerim ilk usul usul gezinirken tellerde
-yanaklarımda zorlasan gamzeler çıkacak-
Kulağımda bu ezgi vardı.
O ezgiyle bu ezgi bir değil
Ya şarkı değişti ya bu kız.
Zaman farklı bir anlam kazandı, farklı bir hız.
“Büyüdün” dediler buna.
O zaman aklın yoktu, şimdi var.
O zaman gözün görmezdi, şimdi far.
O zaman sevgi nedir bilmezdin, şimdi yâr
Olmuş diyar diyar fikrine izmihlal.
Güneşin yüzüme tatlı dokunuşunu hissettim.
Nefesin ciğerlerime doluşunu
Kaderimi vücudumdan söküşümü izledim.
Masada bıraktım hepsini.
Yarını, bu şiiri elime alışımı
Bir de o zamanki ezgiyi,
Tadarak çaresizliği,
Bekledim.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.