Geceler sonsuz değildir. albert camus

SÜRÜ

0

Yorum

6

Beğeni

0,0

Puan

1592

Okunma

SÜRÜ

SÜRÜ

SÜRÜ



Şaban Aktaş
10 saat ·
SÜRÜ

Alay alay uçar kuşlar
Katar katar göçer turnalar;
Temelinde varoluş
Açlık, susuzluk, üreme
Ölüm korkusu yatar...

Düşünürsen ince ince
Sürü deyip geçme
Önemsemek gerek bence!

Birlik, dayanışma demek
Daha büyük enerji
Daha güçlü savunma
Ölümü en aza indirgemek;
Budur işte sinerji!

Doğayı iyi gözlemle,
Gerçeği ayırt eden
Bencilliği bırakıyor!..

Aynı türden canlılar
Birlikte yuva yapar
Yerinde yurdunda
Sürüyle yuvadan çıkar
"Sürüden ayrılanı kurt kapar!"

Onun için kadın erkek
El ele, omuz omuza halay
Güvercinler alay alay...

Şaban AKTAŞ
20.12.2018 - 23.29

Fotoğraf: Şaban AKTAŞ

20-21 ARALIK

Bu gece en uzun gece
Bilmem sensiz nasıl geçer
Seni seven gecelerce
Gözlerinden yıldız seçer

Sen gideli kaç yıl oldu
Koca bir milenyum doldu
Yüzün aşka giden yoldu
Gecelerden aykız geçer

Ay hilâlinde Venüs’tün
Sütbeyaz mermerden büstün
Sen en güzeldin en üstün
Çoban Paris seni seçer!

Aşık Aktaş’a sor hele
Ne diyecek gonca güle
Dönmez isen güle güle
Yudum yudum hasret içer

Şaban AKTAŞ
20.12.2018






Şaban Aktaş
4 saat ·
MADDE VE HADDE

Ne cennetine gireyim
Ne cehenneminde yanayım,
Ruhani boyutun sonu yok
Maddenin gizemi çok
Ben maddeden yanayım (?)

Ruhaniyet temsilcilerinde
Her türlü hile hurda, yalan dolan
Sapıklık var, gizli saklı var
İlim değil bu vahşet; engizisyon
Öldürmek bile marifet(!)

Madde cansız değil ki
Onun da ruhu var, aklı var
Ruh enerjiyse, enerji madde
Ön yüzü ışık, arkası karanlık
Aksini savunmak ne hadde?!

Şaban AKTAŞ
21.12.2018 - 19.27




Dinlenmek isterim daha bir süre
Çalış çalış hayat nereye kadar
Dönedursun güneş ay ve yerküre
Gündüz çalışan, geceleyin yatar

Şaban AKTAŞ
20.12.2018

Bitmedi







Şaban Aktaş
8 saat ·
YOKSAN NOKSAN

Düşündüm bugün de biraz
Enine boyuna
Gide gide yarıyı aşmış
Yaklaşmışım ömrün sonuna...

Ne kalmış şunun şurasında
Altmış Beş olmuşum
Derken Yetmiş,
Hadi bilemedin Seksen
En fazla Doksan
Dönüp ardına
Geçen yıllara baksan
Seksek taşları, salıncaklar
Tahterevalli,
Oradan oraya
Gece gündüz
Hep bir koşuşturmaca
Hoplayıp zıplaman,
İp atlaman
Siyah önlük, beyaz yaka
Öğretmen, öğrenci,
Tebeşir, silgi ve karatahta
Hayat mektebinde
Var mı elinde bir diploman?!

Söyle sevgili söyle
Ne yapıp ne etsen
Sürüp eksen toprağı
Taş söküp çivi çaksan
Bir şeyler var yarım
Bozulmuş düzenim
Kaçmış ayarım!..

Hep bir şeyler noksan
Yaptığım, yapacaklarım
Kime, neye yarar
Sen yanımda yoksan?

Bitmez derdim kederim
Çıplak geldim dünyaya
Ağlaya ağlaya açtım gözümü
Nasıl geldiysem öylece
Gözü açık giderim...

Şaban AKTAŞ
20.12.2018 - 15.29



YERLİ MALI

Manavgat’tan tahın
Akseki’den üzüm pekmezi,
Çörekotlu tulum peyniri
Yeşil zeytin çıtlatma
Toroslardan yörüklerin işi
İnek sütünden tereyağı
Çay Karadeniz’den
Rize Filiz Çayı; yetmez mi?
Oturup sabahleyin
Kendi sofrasında
Yüzde yüz doğal yerli ürün
Ağız tadıyla
Bir kahvaltı etmez mi;
Bu işte her şeye bedel
Kendi toprağımın bereketi!

Gel de anlat tepedekilere
Oyu sandığa elimizle atıp
Verdik ellerine anahtarı,
Kazıyorlar zeytinlikleri(?)
Kilit vurdular kilere!

Yasakladılar
Yerli tohum ile üretimini;
Ekene ceza
Ekmeyene para üstelik,
O yüzden millet kanser
GDO’lu ürün yediriyorlar,
Genetiği bozulmamış
Ne yerli buğday var ne darı;
Bu gidişle yakında
Yerimizde yeller eser;
Elden almak
Daha mı akıllıca bir iş
Kimin var bunda kârı;
Dışa bağımlılık, sömürü
Soygun değil ise
Nedir bunun adı;
.allah. ..kerim ... .. iktidarı!..

Şaban AKTAŞ
21.12.2018 - 22.42





TAŞLAMA

"Adam sandım eşeği
Kaba yazdım döşeği"
Adam oldun mu sandın
Döndün diye köşeyi?!

Uç bakalım haydi uç
Sende değil bende suç
Denedim bir, iki, üç
Kırdım attım şişeyi!

Alnım ak başım diktir
Neden kaşın eğiktir
Yıkıl karşımdan sittir
Söyletme kötü şeyi?!

Irak ol benden ırak
Anmam dost diye bırak
Kel başa şimşir tarak
Kestin attın meşeyi!...

Şaban Aktaş
19.12.2018. - 19.30






Şaban Aktaş
19 Aralık, 16:10 ·
BİR GARİP

"Sen ve ben, ikimiz,
aşkın kılcal
damarlarına kadar ineriz,
Bu adam şiir yazmıyor,
şiiri yaşıyor bu adam’
Demişti bir dost
Benim için bir zaman,
Doğru mudur bu söz
Değil midir acaba
Siz karar verin dostlar,
O zamandan beri
Ne haller geçti başımdan
Eski yaşadıklarımdan
daha da yaman,
Aşk olmasa dünyada
Başka hiçbir işe yaramam!

Şaban Aktaş
19.12.2018 - 15.53

(
) Abdülkadir Budak - 1996






ŞİİRLİ/YORUM

Üşümüş kuşların ısınsın teni
Al eline ısıt ver ona yemi
Sobanın başında muhabet demi
Sen kışı bilirsin kuş seni bilir

Kara bağrım kütü kütü kütüler
O yâr dilden beni ele kötüler
İkide bir gelir beyin ütüler
Sen taşı bilirsin, yaş seni bilir

Hasret basar gece uyku tünek yok
Varıp gidecek yâr bir sığınak yok
Gözlerinde yunak çok, sağanak çok
Yağmur yaş bilirsin, kış seni bulur

Şaban Aktaş
19.12.2018

Fotoğraf: Levent Aktaş



KIRMIZI MAVİ

Atmadan çalımı eğdin dalımı
Benim her acıyı teninde çeken
Sor gül dikeni güle sevdalı mı
Batıyor hasretin delip de geçen

Ey "kırmızı mavi hadi be gari"
Var gitme topyekün bu elden ayrı
Çekeceksen asıl sen de vur bari
Değil miydin ağı delip de geçen?!

Niye başımda bu hayırsız işler
Sevdayla ayrılık çok derin işler
Elveda demeden çekip gidişler
Gül hasretin bağrım delip de geçen

Şaban AKTAŞ
19.12.2018 - 12.42




Şaban Aktaş
19 Aralık, 06:53 ·
SEVDİCEĞİM

Dağlarım var benim karakışında
Dağ gibi efkârım karlı başında
Derdimin dermanı gözle kaşında
Beni göz içinde tut sevdiceğim

Kar ile buzumu eriten sensin
Gül yüzünde güzü yürüten sensin
Dal ile yaprağı çürüten sensin
Eğme başını dik tut sevdiceğim

Tatlı dil güleryüz özünde senin
Ruhun her gıdası gözünde senin
Hilâl kaşın gözün özgün desenin
Beni dizinde uyut sevdiceğim

Alışmışım sana aşksız yapamam
Senden başkasına asla tapamam
Aşkı Hak’tan bildim yoldan sapamam
Kendini Hak’la bir tut sevdiceğim

"Enel Hak" ne idi ne fenafillâh
O en parlak nuru gördüm ben billâh
Yalvarıp yakardım söndüm eyvallah
Gün yüzünden ay/na tut sevdiceğim

Şaban AKTAŞ
19.12.2018 - 06.51






Şaban Aktaş
19 Aralık, 00:32 ·
D/ARDA KALANLAR

Sana inanıp da ardına düşen
Daha yol bitmeden yarıda kalır
Aşkı dolu dolu içmek var iken
Senden içen ancak bir bardak alır

Sanırsın ki mal mülk para şahane
Aldanma bencile hepsi bahane
Örnek gözönünde işte daha ne
Sevenin ölüsü bir barda kalır

O tamahķâr kullar hep kaba saba
Ne celebe benzer ne de kasaba
İnsanca yüreği koymaz hesaba
İyilik ve erdem kibarda kalır

Güvenmem hiç para ile puluna
Yazık eder candan seven kuluna
Seni üç gün takıp geçer koluna
Ardına düşenler hep d/arda kalır

Şaban AKTAŞ
19.12.2018 - 00.31




Şaban Aktaş
18 Aralık, 22:11 ·
Ne zaman işime kendimi versem
Çıkıp evden gezip dolaşmam gerek
Bir ikinci işim yazıp çizmekse
Sessizlik içinde çalışmam gerek

Biri iç biri dış iki iş birden
Vazgeçtim o iş iiiii/çindeki kirden
Sevda ile coşkun akan nehirden
Akıp deryalara ulaşmam gerek

Biri dıştan ise birisi içten
Gâhi keder gahi neşe sevinçten
Ne anlasın el bu "Hâl ve Gidiş"ten
Gülüm ile hemen buluşmam gerek

Gönül bülbül oldu gül görmek ister
Bağından bir beyaz gül dermek ister
Sevgi denilen şey çok emek ister
Aşkın ateşini bölüşmem gerek

Daha yana yana pişmedin mi sen
Oturup yanyana içmedin mi sen
Bırakıp gidince geçmedin neden
Yanıp daha kireç oluşmam gerek

Zor iş; yokluğuna alışmam gerek

Aktaş kala kala kaldın tek başa
Aşk ise yürekten ne desek boşa
Kabir taşı olup dikilsem başa
Mahşerde seninle buluşmam gerek

Şaban AKTAŞ
18.12.2018 - 22.11

Şaban Aktaş
18 Aralık, 20:22 ·





GÜLÜMSEYEN ESİNTİLER :)

ŞEKERİM

Ölçüyü kaçırma
Kiloyu taşırma
Kaymaklı bal kabağı
Yükselirse şekerin
Sakın ola şaşırma! :)

18.12.2018 - 20.21


Şaban Aktaş
18 Aralık, 19:36 ·
MARUL YAPRAĞI

Salata taze taze yenir
Örselenmemiş yaprakların
Taze iken lezzeti
Bir başka güzeldir
Biricik annem
Akşam akşam rahmetinle
Düştün yine dilime;
Atmaya kıyamazdın yaprağı...

Kartlaşan marulların
Acı suyunu sıkardın
Tuzla ovardın
Tatlanırdı her şey
Senin usta ellerinde...

Kör olası yoksulluk
Neler çektirdi bize
Hakkın asla ödenmez
Ne pişirdiysen yenir
O kart, şu taze
Bu bayat denmez,
Neye değdiyse elin
Tadından yenmezdi...

Şimdi ne var evimizde
Ne zenginiz ne fakir
Her şey elektrikli
Kış günü şofbende su
Fokur fokur kaynar kazan
Halimize şükür
Seni bilen dayanamaz
Ruhuna bir dua okur..

Şaban AKTAŞ
18.12.2018 - 19.35







KARACAOĞLAN

Temeli derin acı, karısı ihanet edince sazını omuzlayıp düşmüş yollara.

Senelerce evvel Berfin Bahar( İsmet Arslan) dergisinde okuduğum bir yazıya göre bir gece düğüne gitmiş Karacaoğlan ve geç vakta kadar çalıp söylemiş. Hanımı artık bu gelmeyecek anlaşılan demiş..

Çok geç sabaha karşı evine bir gelmiş ki ne görsün. Kendi evinin önünde yaz gecesi karısının koynunda onun eski sevgilisi sarılmışlar derin uykudalar. Hiçbir şey demeden, onları o halde uyandırmadan gitmiş... Gidiş o gidiş.

Derler ki her gittiği ilde bir güzel sevmiş, bence olmaz bu, o âşık ise bir kişiye derinden kaptırmıştır gönlünü. Hangi güzele ve hangi güzelliğe baksa onu görmüştür onda. Çirkin(lik)lere karşı da kendi güzelliğini o aşkın aynasında yansıtmıştır yüreğinden sazında sesinden telinden dilinden yelinden ilinden...



Nereye gitse dar gelmiş
Hep aklına o yâr gelmiş
Ölüm haydi ne ise ne
Ayrılık ondan zor gelmiş

Bu derdi bir çeken bilir
Sırrını dil döken bilir
Ellerin bilmediğini
Yüreğini yakan bilir

Hiç ummazmış beklememiş
Sırtından bir hançer yemiş
Alıp sazı düşmüş yola
Sırrın ellere dememiş

O yok iken olmuş olan
Ağyarını bulmuş bulan
Meğer senin buymuş çilen
Gez dolaş dünyayalan!

Ya işte bu Karac’oğlan
Gayri neye yarar kalan
İlden ilde dilden dile
Hoş bir seda ardı yalan

Aşktan başka her şey yalan...

Şaban AKTAŞ
18.12.2018 -16.43


Şaban Aktaş
18 Aralık, 15:11 ·
MANİDAR

Yiyemedim fazla geldi
Giyemedim yaz da geldi
Güzünde güzel sevmedim
Kış geldi ayaz da geldi

Bu mani değil manidar
Çok bol değil mi hani dar
Bu da olur mu nazlı yâr
Ördek gitti kaz da geldi

Mani türkü düşmez telden
Kaz uçar yaz uçmaz dilden
Sevip kokladığım gülden
Eda, işve, naz da geldi

Âşık Aktaş düştün dile
Vaz mı geçtin bile bile
Dokun hele şimdi tele
Üç telli bir saz da geldi

Şaban AKTAŞ
18.12.2018


KAHVALTIDA

"Aşkım afiyet olsun!"
dedin ya bana;
Ne tatlı geldi dilin,
Gel öpeyim seni bir!

En güzel aşkı bu çağın
Benim oldu dünyalar
Bal kaymaktan
Daha tatlı dudağın...

Aman değmesin nazar
Kimi kıskanır kimi kızar
Fakat senin kocan şair
Yazar ise içten yazar!..

Şaban AKTAŞ
18.12.2018 - 13.59


EŞYA BOLLUĞU

O kadar çok mu çok giysi
Var ki artık evimde
Hangisi geçerse elime
Onu geçiriyorum bedenime!

Her şeye yeni bir düzen
Vermek ister iken ben
Hâlâ bir çeki düzen
Veremedim gitti kendime!

Siz de söyleyin dostlar
Bencileyin dağınık adamı
Var mı adam edecek
Başkaca yeni kelime?!

Kelim yok ki kelime olsun
Olursa elime olsun(?)
Söz yerini bulsun da
Yeterki dilime olsun!

Akşam yatar yatmaz
Ne yanıp ne donayım
Sabah kalkar kalkmaz
Elime ayna; adam olayım!

Şaban AKTAŞ
18.12.2018 - 13.14


04.58

Saat 04.58, gecenin dibi
Sessiz ve derin
Ne bir horoz sesi
Ne de şerefesi minarenin
Çıt çıkmıyor...

Kulak verince
Sessizlik ürkütücü
Karanlık
Korkunç bir canavar
İnsanı yutacakmış gibi...

Birden yataktakiler geldi aklıma
Koskoca kenttekiler tümüyle
Uykuya değil de
Çok derin bir kuyuya gömülmüşler
Hiç uyanmayacaklar gibi bir his
Koyu karanlık zifir zindan
Sis çöktü içime
ve biz bu karanlıkta hepimiz
Seçime gidiyoruz seçime!..

Bir de bu saatte Akdeniz
Fırtına sonrası sessiz dingin,
Kimi kayalara bindirmiş
Kimi koylarda yan yatmış,
Kimi derin sulara batmadan
Kıyılara vurmuş geceleyin
Paramparça darmadağın..

Limanlara demir atmış gemiler
Sallananan direkleriyle
Bir sağa bir sola bir ileri bir geri
Zorlayıp halatlarını
Kırmak istercesine zincirleri
Martılar gibi uçmak isteyip
Açamayan kırık kanatlarını,
Ve sallanan direkler
Kılıçları gibi cengaverlerin,
Limanlarda o eski ıssız
Yanyana gacur gucur mavnalar
Prangalanmış köleler gibi
Esaret ve işkenceyle
Sularda sefere çıkmayı bekler...

Bu karanlığı ancak güneş yarar
doğmasa güneş
senin benim aydınlığım
kime, neye yarar?!

Şaban AKTAŞ
18.12.2018

MARMARA SULARI

uzunca bir süre kanat açtık
bir martı gibi süzülüp
döndük dolaştık
üstünde marmara’nın
gün ışığı gümüş bir tepsi

her koltuğun altında
takılı can simitleri,
es kaza düşse uçak
suya düşeceğiz
bitireceğiz bir bir
can çıkarken ümitleri..

yetmez mi besin
balıklarını yediğimiz sular;
biz de yem oluruz
canı çeken gelsin yesin
en dipte en derin uykular...

Şaban AKTAŞ
10.08.2018








Şaban Aktaş bir gönderi paylaştı.
17 Aralık, 21:30 ·
Bu sel daha hiçbir şey; bunu beşe katlayan yağışlar olacak...

BOĞA ÇAYI’NIN İNTİKAMI!

Söyleyecek laf çok ,
anlayan olmadığı gibi
ceremeye verecek para da yok;
olacağını bunların bir bir
yazdım çizdim söyledim
bir tek öleceğim günü bilmiyorum,
onu da bilsem
mezarımı yaptırıp
bir gün önce gireceğim!!!

Gel vazgeç bu çocukça sevdadan
lütfe söyle annene
koysun suyla dolu bir leğen
evde önüne
her renkten elişi
grapon kâğıtları alsın sana
Renk renk desen desen
istediğin rengi beğen
kâğıttan kayıklar yap,
gemiler yap, süsle püsle
sen kaptan ol ben çırak
eğlenebildiğin kadar eğlen
lâkin doğayı da boğayı da
ne olur kendi haline bırak!

Söyledim aylar yıllar öncesi
fakat dinlemedin
işine öyle geldi senin
bir daha söylüyorum bak
hevesin kursağında kalır
yediği darbe ile doğa
kükremiş seliyle
yedi yerinden zıpkın yemiş
azgın boğa kesilir
matadordan intikamını alır!

Söyle şimdi hangi ak’la yatarsın
fırsatını kollayıp
punduna getirince doğa
öyle bir darbe vururki sana
havalanır göğe kalkar
düşene kadar
havada yedi takla atarsın
serilir yere bir daha kalkamaz
sırtüstü yatarsın!!!

Şaban AKTAŞ
17.12.2018 21.06[ /



Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sürü Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sürü şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SÜRÜ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL